ALPARSLAN TÜRKEŞ VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ’NİN KURULUŞ SÜRECİ*
Prof. Dr. Nasrullah UZMAN**
Alparslan Türkeş, 1 Temmuz 1917’da Kıbrıs’ta dünyaya gelmiştir. Babası Ahmet Hamdi Bey, annesi Zehra Hanım’dır. İlk ve orta öğrenimini Kıbrıs’ta tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç eden Türkeş Bey, İstanbul ili, Fatih ilçesi, İskenderpaşa Mahallesi Bali Paşa kütüğüne kayıtlıdır. Türkeş Bey, 1 Mayıs 1936’da Kuleli Askerî Lisesi’ne kaydolmuş; henüz 21 yaşındayken, 938-348 Sicil Numarası ile 30 Ağustos 1938’de Piyade Asteğmen olarak mezun olmuş; 30 Ağustos 1942’de Üsteğmenliğe; 30 Ağustos 1946’da Yüzbaşılığa; 30 Ağustos 1949’da Kd. Yüzbaşılığa; 30 Ağustos 1952’de Binbaşılığa; 30 Ağustos 1955’te Kıdemli Binbaşılığa; 29 Şubat 1960’ta Albaylığa terfi etmiştir . Anlaşılacağı üzere Türkeş Bey, 21 yaşında Asteğmen, 25 yaşında Üsteğmen, 29 yaşında Yüzbaşı, 32 yaşında Kd. Yüzbaşı, 35 yaşında Binbaşı, 38 yaşında Kd. Binbaşı, 43 yaşında Albay olmuştur .
1948 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderilen Alparslan Türkeş, burada 1948-1949’da Amerikan Piyade Okulu’nda ve Harp Akademisi’nde eğitim almıştır. Amerika’daki eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönmüş, Türk Piyade Okulu’nda taktik öğretmenliği yaptığı gibi Ordu Dergisi’nde de askerî konularda makaleler kaleme almıştır. 1955-1957 döneminde Washington’da Daimî Grup nezdinde Türk Genel Kurmayı Temsil Heyeti Üyeliği görevini üstlenen Alparslan Türkeş, bu süre içerisinde Washington DC’de University of America’da uluslararası ekonomi ve İngilizce kompozisyon eğitimi almıştır. 1958’de de Almanya’da Atom ve Nükleer Okulu’nda tahsil görmüştür. Millî Savunma Bakanlığı NATO Koordinasyon Şube Müdürü olarak görev yapmış; bu görev süresince 27 Mayıs 1960 tarihine kadar Avrupa’da çeşitli NATO toplantılarına ve askerî manevralarına Türk Genelkurmayı’nı temsilen katılmıştır .
Anlaşılacağı üzere Alparslan Türkeş gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında birçok görev üstlenmiş; asker olması sebebiyle 1960 yılına kadar aktif siyasette yer almamakla birlikte, siyasi, sosyal, kültürel, askerî ve ekonomik meseleleri yakinen takip etmiş, Türkiye’yi ilgilendiren temel sorunlara çözüm önerileri getirmeye çalışmıştır . Üstlendiği görevler ve ağır sorumluluklara rağmen Türkeş Bey, güncel meselelere ve ülke sorunlarına kayıtsız kalmamıştır. Bu cümleden olarak “Alparslan Türkeş” ismi ilk kez 3 Mayıs 1944 Türkçülük olayları ile kamuoyu tarafından duymuştur. Bununla birlikte “Alparslan Türkeş” isminin hafızalara kazınması ise 27 Mayıs 1960 İhtilali’nde, Milli Birlik Komitesi adına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yönetime el koyduğunu kamuoyuna radyodan açıklamasıyla birlikte gerçekleşmiştir . Kurmay Albay rütbesindeyken 27 Mayıs 1960 ihtilalinden hemen sonra 30 Mayıs 1960’ta, 43 yaşındayken Başbakanlık Müsteşarlığı’na atanmıştır . Ancak Alparslan Türkeş’in Başbakanlık Müsteşarlığı görevi uzun sürmemiştir. Şöyle ki Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan Beylerin idamları da dâhil olmak üzere birçok konuda Türkeş Bey’i ve beraberindekileri kendilerine engel olarak gören MBK, kamuoyunda 14’ler olarak da bilinen 14 kişiyi emekliye sevk etmek suretiyle görevden uzaklaştırmıştır . Bu cümleden olarak Türkeş Bey, Milli Birlik Komitesi Üyesi ve Başbakanlık Müsteşarı olarak görev yapmaktayken dönemin Milli Savunma Bakanı Hüseyin Ataman’ın imzasını taşıyan 13 Kasım 1960 tarih ve 4184-60 sayılı yazı ile beraberindeki 11 kişi ile birlikte emekliye sevk edilmiştir. 30 Ağustos 1938’de 938-348 Sicil Numarası Piyade Asteğmen olarak göreve başlayan Alparslan Türkeş, emekliye sevk edildiği 13 Kasım 1960 tarihine kadar toplamda 22 yıl, 2 ay, 14 gün fiilen devlet hizmetinde görev yapmıştır .
Alparslan Türkeş ve beraberindekileri görevden uzaklaştıran MBK, onların Türkiye’deki varlıklarına da tahammül edememiş ve zoraki atamalar ile yurtdışına görevlendirmek suretiyle onları sürgün etmiştir . Bu kapsamda Alparslan Türkeş de Yeni Delhi Büyükelçiliği’ne 1080 sicil numarasıyla müşavir olarak atanmış ve emekliye sevk edildikten yalnızca 7 gün sonra -21 Kasım 1960’ta- buradaki görevine resmen başlamıştır . Yaklaşık 2 yıl kadar vatanından uzak bir şekilde Yeni Delhi’de çalışmaya zorlanan Türkeş Bey, bu kez 7 Aralık 1962 tarih ve 1507 sayılı kararnameyle merkeze alınmış; ancak merkezde kadrosu olmadığı gerekçesiyle 24 Aralık 1962 tarihli müzekkere ile yeniden emekliye sevk edilmiştir . Bu durum Türkeş Bey’in vatan özlemini sonlandırdığı gibi Türk siyasetine de hareketlilik getirmiştir. Zira Türkeş Bey, bu kararın akabinde Türkiye’ye dönecek ve siyasete atılacaktır. Bu çalışmada Milliyetçi Hareket Partisi’nin kuruluş süreci ve Alparslan Türkeş’in bu süreçteki rolü değerlendirilecektir.
TÜRKEŞ BEY’İN AKTİF SİYASETE ATILMASI: CUMHURİYETÇİ KÖYLÜ MİLLET PARTİSİ
23 Mart 1963’te Türkiye’ye dönen Alparslan Türkeş, kamuoyu tarafından ilgiyle karşılanmış, yazılı ve görsel basının ilgi odağı haline gelmiştir. Döneme ait yazılı ve görsel basın incelendiği zaman kamuoyunda Türkeş Bey’in siyasete girmesi yönünde bir beklenti olduğu açıkça görülmektedir . Türkeş Bey, bu beklentiye cevaben yaptığı açıklamalarda açıkça ya yeni bir parti kuracağını ya da mevcut partilerden birine katılacağını ifade etmiştir . Esasen Türkeş Bey’in, yeni bir parti kurması halinde kendi ideolojisini temel alacağı; var olan bir siyasi partiye katılması halinde de kendi ideolojisini bu partiye benimseteceği aşikârdı. Türkeş Bey, öncelikle Huzur ve Yükseliş Derneği’ni kurmuş ve sonradan birlikte siyaset yapacağı birçok milliyetçi aydın, akademisyen, siyasetçi ve bürokrat ile temasta bulunarak, kuracağı veya katılacağı partinin altyapısını oluşturmuştur .
Alparslan Türkeş’in yukarıda ifade edilen açıklamaları bir yandan kamuoyunun beklentisini karşıladığı gibi diğer yandan da büyük bir merak uyandırmıştır. Bu durum basın-yayın tarafından Türkeş Bey’in yakın markaja alınmasına sebep olmuş; Türkeş Bey, faaliyetleri ve açıklamalarıyla sık sık gündeme gelmiştir. Hakikaten -kendisinin de ifade ettiği gibi- Türkeş Bey’in önünde iki seçenek vardı: Ya yeni bir parti kuracak ya da mevcut partilerden birine katılarak genel başkanlığına seçilecekti. Türkeş Bey’in, 1965 yılında yapılacak olan genel seçimlere bir siyasi parti “genel başkanı” olarak katılabilmesi için ikinci yoldan başka bir seçeneği yoktu. Çünkü yeni bir parti ile kısa sürede teşkilatlanması ve seçimlere katılabilecek güce ulaşması oldukça zordu. Nitekim kamuoyundaki beklentinin de teşvikiyle Türkeş Bey, arkadaşları ile birlikte 29 Mart 1965’te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne katılmıştır. Türkeş Bey ile birlikte beraberindeki dava arkadaşlarının da katılmasıyla CKMP içinde Türkeş Bey, Türkiye genelinde de CKMP güç kazanmıştır. Ancak -yakın çevresinin de ifade ettiği gibi- karakter itibariyle bir “lider” portresi çizen ve milyonları peşinden sürükleyen Türkeş Bey’in sıradan bir parti üyesi olarak kalması beklenemezdi. Zaten CKMP’ye katılma amacı da bu değildi. Dolayısıyla CKMP üyesi olduktan yalnızca 4 ay gibi kısa bir süre sonra 31 Temmuz-1 Ağustos 1965’te yapılan kongrede, ciddi bir başarı elde ederek siyaseten genç denilebilecek bir yaşta -48 yaşında- CKMP’nin Genel Başkanlığına seçilmiştir .
Esasen CKMP’nin kuruluş tarihi 1948 yılına kadar gitmektedir. Şöyle ki çoğunluğunu Demokrat Parti’den ayrılan milletvekillerinin oluşturduğu kişiler tarafından 20 Temmuz 1948’de kurulan Millet Partisi, 8 Temmuz 1953’te mahkeme kararı ile kapatılmıştır. Millet Partisi kapatıldıktan kısa süre sonra bu partinin kurucularından olan Osman Bölükbaşı’nın liderliğinde 10 Şubat 1954’te Cumhuriyetçi Millet Partisi (CMP) kurulmuştur. CMP, 16 Ekim 1958’de Türkiye Köylü Partisi’ni bünyesine almış ve partinin adı Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi olarak değiştirilmiştir. Bununla birlikte 13 Haziran 1962’de CKMP Genel Başkanı Osman Bölükbaşı, 29 milletvekili ile birlikte partiden ayrılarak yeniden Millet Partisi’ni kurmuştur. Bölükbaşı’nın ayrılmasıyla birlikte boşalan CKMP Genel Başkanlığına İstanbul Milletvekili Ahmet Oğuz seçilmiştir. Belirtmekte fayda var ki Ahmet Oğuz’un yeniden Genel Başkan seçildiği 22-23 Şubat 1964’te yapılan CKMP Kongresi’nde Alparslan Türkeş’e yakınlıklarıyla bilinen 60’dan fazla kişi partiye katılmıştı. Üstelik bu tarihte Türkeş Bey, henüz CKMP’ye üye bile değildi. Türkeş Bey de beraberinde -kendisi gibi eski MBK üyesi olan- Muzaffer Özdağ, Rıfat Baykal, Ahmet Er ve Dündar Taşer’le birlikte 31 Mart 1965’te CKMP’ye katılmıştı. Kısa süre sonra da yine MBK eski üyelerinden Mustafa Kaplan, Fazıl Akkoyunlu, Şefik Soyuyüce, Numan Esin ve Münir Köseoğlu CKMP’ye katılmış ve 27 Mayıs’tan itibaren “tabii lider” olarak gördükleri Türkeş Bey’in yanında yer almışlardı. Türkeş Bey de kısa süre içerisinde “CKMP Parti Müfettişliği” görevine getirilmişti. Böylece Türkeş Bey, parti içerisindeki konumunu güçlendirmiş ve bir hayli de taraftar edinmişti. Nitekim 31 Mart 1965’te CKMP’ye katılan Türkeş Bey, bu tarihten kısa bir süre sonra gerçekleştirilen (31 Temmuz-1 Ağustos 1965) kongrede 516 oy alan Ahmet Tahtakılıç’a karşı, 698 oy alarak Genel Başkanlığa seçilmişti .
Alparslan Türkeş CKMP Genel Başkanı seçildiğinde, AP listesinden seçilen bağımsız Kayseri Senatörü Suat Hayri Ürgüplü’nün Başbakanlığında Adalet Partisi, Yeni Türkiye Partisi, CKMP ve Millet Partisi tarafından kurulan 29. Cumhuriyet Hükümeti (20 Şubat 1965-27 Ekim 1965) görevdeydi . Anlaşılacağı üzere bu hükümette görev yapan CKMP mensubu bakanlar da vardı. Dolayısıyla Türkeş Bey, koalisyon ortağı bir partiye Genel Başkan olmuştu. Ancak Alparslan Türkeş’in genel başkanlığa seçilmesinden hemen sonra CKMP’de büyük değişikliklerin yaşandığı görülmektedir. Öncelikle Türkeş Bey ve ekibine bağlanmak istemeyen CKMP mensupları, parti içi bir mücadele vermektense ayrılmayı tercih etmişler; bu doğrultuda CKMP’nin o günkü koalisyon hükümetinde Milli Savunma Bakanı olarak görev alan Hasan Dinçer ve Köy İşleri Bakanı Seyfi Öztürk ile birlikte 6 senatör ve milletvekili partiden istifa etmiştir. Eski Adalet Bakanlarından İrfan Baran da 2 Eylül 1965’te verdiği dilekçeyle istifa edenler kervanına katılmıştır .
Koalisyonun diğer ortağı AP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Süleyman Demirel, Dinçer ile Öztürk’ün CKMP’den istifasının hükümet krizine yol açmayacağını düşündüğünü açıklamıştır. Türkeş Bey ise partiden ayrılan bu isimlerin bakanlıktan da ayrılmaları gerektiğini, aksi bir durumun Anayasa’ya, protokole ve demokratik anlayışa aykırı olduğunu, bakanlıktan ayrılmayıp direnmeleri halinde Devlet Başkanı ile Başbakanın düşünmesi gerektiğini ifade etmiştir. Dinçer ve Öztürk, ise “Partiye karşı değil, teşrii Meclis’e ve millete karşı sorumlu” olduklarını beyan ile bakanlık görevlerine devam etme kararı aldıklarını açıklamışlardır. Bunun üzerine koalisyon ortağı olan CKMP hükümetteki konumunu yeniden değerlendirmeye yönelmiştir. Ülkedeki son gelişmeleri ve hükümetin belirsiz bir sürece sürüklenmesini önlemek amacıyla, Başbakan Ürgüplü başkanlığında, koalisyonu oluşturan partilerin liderleri bir araya gelmiş ve CKMP’den ayrılan Milli Savunma Bakanı Hasan Dinçer ile Köy İşleri Bakanı Seyfi Öztürk’ün bakanlıktan ayrılmaları gerektiğine karar verilmiştir. Böylece koalisyonda meydana gelebilecek bir krizin önüne geçilmiştir .
Anlaşılacağı üzere Genel Başkan Alparslan Türkeş ile CKMP yeniden yapılanmaya gitmiş ve bu yapılanma kamuoyu tarafından dikkatle takip edilmiştir. Bu süreçte Türkeş Bey gibi düşünmeyenler ve yeni yapılanmaya ayak uyduramayanlar CKMP’den istifa ettiği gibi Türkeş Bey’in fikirlerini ve ideallerini benimseyenler de CKMP’ye katılmıştır. Böylece Türkeş Bey, partinin kazandığı yeni hüviyeti benimsemeyenlerle mücadele etmek durumunda kalmamış; bu gibiler kendiliğinden istifa etmiştir. Partiye yapılan yeni katılımlar ise hem Türkeş Bey’in hem de CKMP’nin gücünü pekiştirmiştir.
Alparslan Türkeş, CKMP genel başkanı olduktan yalnızca 2,5 ay gibi kısa bir süre sonra -10 Ekim 1965 tarihinde- Milletvekili Genel Seçimleri yapılmıştır. Türkeş Bey’in genel başkanlığında girdiği ilk seçim olan 10 Ekim 1965 tarihli Milletvekili Genel Seçimlerinde CKMP, Türkiye genelinde %2,24 oranında (208.696) oy almış ; 11 Milletvekili ile TBMM’de temsil hakkı elde etmiştir . 1965-1969 döneminde CKMP’yi temsilen TBMM’de Alparslan Türkeş, Muzaffer Özdağ, Dursun Kemal Ataman, Ahmet Tahtakılıç, İsmail Hakkı Yılanlıoğlu, Rıfat Baykal, Fuat Uluç, Kemal Aytaç, Mehmet Altınsoy, Cemil Karahan ve Ahmet Cevat Odyakmaz milletvekili olarak görev üstlenmişlerdir .