EDİTÖRDEN

26 Eylül 2020 12:03 Prof. Dr.E. Semih YALÇIN
Okunma
171

Değerli Devlet Okurları,

Türk askerî tarihi, yaklaşık iki bin iki yüz yıl öncesinden başlayan, Türk Silahlı Kuvvetlerine kadarki askerî yapılanmayı ve gerçekleştirilen savaşları içine alan mukaddes bir tarihtir.
Türklerde askerî ve siyasi düzen birbiriyle iç içe geçmiş, tarih boyunca birlikte gelişmiştir. Orta Asya'da başlayan tarihimiz tüm ana karalara yayılarak bugünlere kadar süregelmiştir.
Selçuklu Devleti'nin kuruluşuna önayak olan 1040 yılındaki Dandanakan Muharebesi, Türklerin Anadolu'nun kapısını araladığı 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı, Yeni Çağ'ın başlangıcı sayılan 1453 yılındaki İstanbul'un Fethi, Çanakkale Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu'nun üzerine Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasını sağlayan Türk Kurtuluş Savaşı, Kuzey Kıbrıs'taki Türkleri savunmak için yapılan Kıbrıs Harekâtı, Türk askerî tarihindeki birkaç önemli dönüm noktalarından bazıları olarak kayda geçmiştir.
Yaptığımız tüm bu savaşlara baktığımızda düşman olarak karşımıza hep aynı güruhun çıktığını görmekteyiz. Bu güruh bugün her alanda karşımıza çıkmakta ve Türk milleti ve devletinin varlığından geçmişte olduğu gibi bugün de rahatsız olmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarih boyunca yaşamış olduğu siyasi çıkmazlar aynı güruh tarafından her zaman fırsat olarak görülmüştür. Bunun önüne geçmek ve devletin bekasını daim kılmak adına Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin önerisi ile gündeme gelen Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, 10 Temmuz 2018 tarihî itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Cumhuriyet'imizin üçüncü evresi olarak nitelendirdiğimiz bu sistem o günden bugüne milletimizin iradesini "cumhur ittifakı" ile ortaya koymuştur.
İttifakımız, mukaddes tarihinden aldığı güç ile vatanımızın her karış toprağını korumaya ve muhafaza etmeye yemin etmiştir. 15 Temmuz 2016 yılında yaşanan hain darbe girişiminin akabinde "sathımüdafaa" şuuru canlanmış, içerideki ve dışarıdaki virüsler temizlenmeye başlanmıştır. O günden bugüne savunma sanayimizde yapılan atılımlar, enerji kaynakları konusundaki kararlı tavrımız herkesi rahatsız etmektedir.
Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmalarımız, Karadeniz'de bulunan gaz geleceğe ışık tutmakta, sınırlarımızda artık kuş uçurtmayan irade Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gücünü dosta düşmana göstermektedir. Türk devleti güçlenerek "Kızılelma”sına ve 2023 hedeflerine devam etmektedir.
Esen kalınız efendim...