TARİHÎ BİR ANI BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ VE CEZAYİR İSTİKLAL SAVAŞI*

26 Mart 2018 12:21 Dr.Ali GÜLER
Okunma
1884
TARİHÎ BİR ANI  BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ VE CEZAYİR İSTİKLAL SAVAŞI*

TARİHÎ BİR ANI

BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ VE CEZAYİR İSTİKLAL SAVAŞI*

 

-                    Başbuğ: Tabii yapılabilecek birçok şeyler var ama birçok şey de yapılmıştır. Tabii devlet sırları dolayısıyla her şey açıklanamaz,açıklanamıyor. Bir kısmı Birleşmiş Milletler (BM) kararına aykırı olabilir. BM biliyorsunuz Saray-Bosna'ya silah ambargosu koymuştur, hâlâ bu ambargo devam ediyor. Şimdi eğer Türkiye hükûmetleri silah yardımı yapmışsa eğer, 'Bunu biz silah yardımı yapıyoruz.' dese BM kararlarına karşı çıkmış görünecek.

- Altemur KILIÇ (AK): Kim riayet ediyor ki BM kararlarına efendim?

- Başbuğ: Efendim etmiyor ama bizim için zor...

- AK: Biz Cezayirlilerin istiklal harbi sırasında silah yolladık.

- Başbuğ: Evet...

- AK: Ama kimse bunu bilmiyor, Cezayirliler de bilmiyor maalesef.

- Başbuğ: Ben gönderdim bunları...

- X şahıs: Siz mi gönderdiniz efendim?

- Başbuğ: Evet.

- AK: Ama Cezayirliler de bilmiyor.

- Başbuğ: 20 bin tüfek, 200 top Libya üzerinden. O zaman Libya Büyükelçisi vardı Uzak Doğu'da... Libya Kralı Muhammed İdris El Sünusi idi. O kanaldan gönderdim...

- X şahıs: İstek onlardan mı geldi efendim?

- Başbuğ: İstek onlardan geldi. Hem kendilerini tanıdık, ihtilal yönetiminin temsilcilerini kabul ettik Türkiye'ye. O zamana kadar Türk hükûmetleri Fransa'nın tarafını tutuyordu. BM'de de Cezayir aleyhine Fransa'nın lehine oy kullanılıyordu. İlk defa bunu biz değiştirdik. Fransız büyükelçisi,Fransa hükûmeti bize tabii çok müracaatlar yaptılar falan. “NATO'da müttefikiz,bu müttefikliğe aykırı düşüyor.” şeklinde itirazda bulundular ama biz tabii kabul etmedik. Dedik ki, “NATO'da yine müttefikiz, fakat Cezayir bizim vatanımızın bir parçası idi. Siz bizden orayı istila ederek aldınız. Orada yaşayan insanlar da bizim kardeşlerimizdir. Hem din kardeşimizdir hem de kan itibarıyla onlarla kan bağımız vardır. Ve bunlar nihayet esaretten kurtulmak istiyorlar. Bağımsız olmak istiyorlar ki bu her milletin hakkıdır. O bakımdan onların da hür ve bağımsız olmaları lazımdır. BM'de de biz bu yönde faaliyet göstereceğiz.” diye ona cevap verdik.

 

 

 



* Bu konuşma Merhum Alparslan Türkeş’in bir televizyon kanalında gazetecilerle yaptığı bir söyleşiden alınmıştır.