CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ İLE İLĞİLİ TARTIŞMALAR

04 Nisan 2017 15:12 Dr.Ali GÜLER
Okunma
298

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ileİlgili Tartışmalar

Yukarıda özetlediğimiz ve örneklerini verdiğimiz üzere Atatürk’ün ölümünden hemen sonra, daha 1939 yılından başlayarak Atatürk Orman Çiftliği arazisi çeşitli kamu kurumlarına devredilmiş veya kiralanmıştır. Bu arada bazı özel hukuk kişilerine de kiralanan araziler olmuştur. Bu durum 1992 yılına kadar süre gelmiş ve 2 Haziran 1992 tarihinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararı ile AOÇ, “ Doğal ve Tarihi Sit Alanı” ilan edilmiştir. 1998 yılında yine aynı Kurul kararı ile “1. Derece Sit Alanı” olarak tescil edilmiştir. 8 Temmuz 2006 tarihinde AOÇ’nin Kuruluş Kanunu’nda yapılan değişiklik ile birlikte Ankara Büyük şehir Belediyesine Koruma Amaçlı İmar Planı yapma yetkisi verilmesi ile bu alanda yapılaşma dâhil her şeyin önü açılmış olup  TMMOB Mimarlar Odası, Ziraat Mühendisleri Odası ve Peyzaj Mimarları Odaları tarafından  Ankara Büyük şehir Belediyesinin hazırladığı planlara davalar açılmış ve 2010 yılında bu planlar mahkeme kararları ile iptal edilmiştir.

Büyük şehir Belediyesi 2010 yılında bu kez yol ve kavşak düzenlemelerini de içeren Nazım İmar Planı hazırlamış ve yine TMMOB’ye bağlı odalar tarafından hukuki yollara başvurulmuştur. Açılan davalar devam ederken Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10. 08. 2011 tarihli ve 6281 sayılı Kararı ile “Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesislerinin 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı şerhi” kaldırılmış ve “sadece 3. Derece Doğal Sit Alanı olarak”tescil edilmiştir.

Daha sonra Atatürk Orman Çiftliği’n deki7 hektarlık alanın, “1. Derece Doğal Sit Alanı özellikleri taşımadığı,bölgedeki bitki dokusunun insan eliyle oluşturulan yapay bir çevre olarak geliştirildiği” gerekçeleriyle “1. Derece Doğal Sit şerhi”nin kaldırılarak sadece “3. Derece Doğal Sit Alanı” olarak tescil edilmiştir. Bu Karar ile birlikte artık Atatürk Orman Çiftliği’n de her türlü yapılaşmamın önü açılmış veyol-kavşak düzenlemelerine başlanmıştır.

Bu Karar’ın hemen sonrasında 28 Şubat 2012 tarihinde Orman Genel Müdürlüğü Gazi Tesisleri alanının “Başbakanlık Hizmet Binası” yapılmak üzere TOKİ’ye devredilmesine ilişkin protokol Başbakanlık, Orman Genel Müdürlüğü ve TOKİ arasında imzalanmış ve alan Bakanlar Kurulu Kararı ile “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan edilmiştir.[1]

Bu uygulamaları engellemek amacıyla, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ziraat Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi ve Ankara Barosu “Atatürk'ün vasiyeti ve şartlı bağışıihlal  ve müdahalenin meni” konulu bir dava açtılar.

Ankara Büyükşehir  Belediyesi Meclisinin 21 Haziran 2015 tarihindeki olağanüstü toplantısında daha önce Başbakanlığa tahsis edilen   8 dönümlük AOÇ arazisi, bu kez Cumhurbaşkanlığına tahsis edildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan “AOÇ arazilerinin Atatürk'ün vasiyeti  ve şartlı bağışı ihlal edilerek, parsel parsel yapılan tüm tahsislerine dava açmayı bir borç biliyoruz.” dedi.[2]

Atatürk Orman Çiftliği alanında,Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun 27 Nisan 2012 tarih ve 28276 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “T.C. Başbakanlık Gazi Yerleşkesi (OGM) Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” ilan edilmesine ilişkin 2012/3074 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na yürütmesinin durdurulması ve iptali hakkında Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ziraat Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi ve Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı’na ve Başbakanlığa dava açtılar.

Danıştay 14. Dairesinin yürütmeyi durdurma kararı vermemesi üzerine 5 meslek odası, Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz ettiler. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu meslek odalarını haklı buldu, oy çokluğu ile itirazlarını kabul etti.[3]

Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ)arazisinde mahkeme kararlarına rağmen inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Saray’ınına na davalarından biri, ‘Atatürk’ün vasiyetinin ihlal edildiği’ yönündeki dava.Davayı açan 6 meslek odası, “Atatürk’ün vasiyeti ve şartlı bağışını ihlal edildiğini” savunmuştu. Davada tüm müdahillik talepleri de kabul edilmişti.Davaya müdahil olan odalardan Mimarlar Odası Ankara Şubesi de mahkemeden AOÇtapularının getirilmesini talep etti.[4]

Bütün bu tartışmalarda gördüğümüz iki tarafın da ciddi yanlışlıklar yaptığı gerçeğidir. Devletin AOÇ arazisini tasarrufu tarihteki örnekleriyle sabittir. AOÇ arazilerinin önemli bir kısmı çıkartılan yasalarla satılmıştır. Bugüne kadar toplam 9 yasa çıkartılmıştır.AOÇ arazilerinin bir kısmı da Devlet Ziraat İşletmeleri Yönetim Kurulu kararlarıyla ve bir kısmı da yargı kararlarıyla satılmıştır.  Burada yapılması gereken, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi (veya Sarayı) için belli bir miktar arazinin Tarım Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığına (önceki durumda Başbakanlık) bir kanun ile satılması (tahsis edilmesi) idi. Bu yapılmamıştır.

Burada gerçekleştirilen tasarrufa itiraz edenlerin yanlışı da itirazlarını Atatürk’ün vasiyetinin ihlali konusuna bağlamaları ve buradan hareket etmeleridir. Bilindiği gibi, Atatürk,çiftlikleri hazineye vefatından önce 1937 yılında devretmiştir. Atatürk’ün vasiyetinde çiftliklerle ilgili hiçbir husus yoktur. Olması da mümkün değildir.Vasiyetini hazırladığında çiftlikler hazinenin dir.

İtiraz edenlerin (meslek odalarının) ikinci yanlışları ise çiftliklerin hazineye “şartlı bağış” yoluyla devredildiği tezinden hareket etmeleridir. Yukarıda ayrıntılı bir şekilde devir sürecini ve o tarihlerde yaşanan tartışmaları aktardık. Ayrıca Başbakanlığa hitaben Atatürk tarafından yazılan 11.06. 1937 tarihli ve TBMM’de görüşülen “Devir Tezkeresi”n de hiçbir şart yoktur. Son cümle şu şekildedir: “Ve bu kanaatle tasarrufum altındaki bu çiftlikleri, bütün tesisat, hayvanat ve demir başlarıyle beraber hazineye hediye ediyorum.”

TBMM’de bu tezkere  esas alınarak 13. 1. 1938 tarihinde yürürlüğe giren “Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu Hakkındaki Kanun” çıkartıldı.Kanun bu teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit ediyordu. Kanun maddeleri AOÇ’nin ziraat faaliyet ve sanatları konusunda ortaya koyduğu gelişme,verimlilik ve işletme alanlarındaki yüksek performansından çok ciddi biçimde etkilenilerek hazırlanmıştı. Özellikle AOÇ’nin arazisi ile ilgili olarak bugünkü tartışmalar bakımından da önemli olan Kanun’un 5. maddesi aynen şu şekildedir: “Atatürk’ün 11. 6. 1937 tarihli mektubu ile hazineye teberru ettiği menkul ve gayrimenkul mallar ve bunlara ait hak ve vecibeler bu kanunun neşri tarihinden itibaren Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumuna intikal eder.

Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu kurulduktan sonra 11 Mayıs 1938 tarihinde Atatürk beraberindekilerle birlikte AOÇ Marmara Köşkü’n de “çiftliklerinin hazineye ve çarşıdaki bazı emlakin Ankara Belediyesine devri” işlemleriyle ilgili Tapu Müdürü Lütfi Can tarafından hazırlanmış olan evrakları imzalamıştır. Resmî senetteki ifade de şöyledir: “… şartsız ve kayıtsız olarak bağışlama suretiyle Maliye hazinesine terk ve teberru ettim.”

Sonuç olarak,Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin AOÇ arazisine yapılması ile ilgili olarak devlet eksik bir işlem yapmıştır. O işlem, bu arazinin bugünkü ismiyle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığına devri hakkında bir kanun çıkartılmamasıdır. Bu kanun hâlen çıkartılabilir. İtiraz eden meslek odaları bu eksikliği dikkate alarak hukuki süreç işletselerdi daha sağlıklı olurdu. Meslek odalarının çıkış noktalarında ileri sürdükleri “vasiyetin ihlali” ve “şartlı bağış” konusu yanlıştır. Dolayısı ile bu iki hususun da hukuki bir karşılığı yoktur.



[1] “AtatürkOrman Çiftliği’nde Ak Saray” (16 Ocak 2013),  http://aocmucadelesi.org/index.php?Did=27

[2] “Kaçak Sarayİçin Tahsis Değişikliğini Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yargıya Taşıyor” (22Haziran 2015), http:// aocmucadelesi.org/index.php?Did=138

[3] “Danıştay İdariDava Daireleri Kurulu Meslek Odalarını Haklı Buldu” (10 Temmuz 2015),http://aocmucadelesi.org/index.php? Did=297

[4] “AOÇ TapularınıYargıdan Talep Ediyoruz” (22 Temmuz 2015), http://aocmucadelesi.org/index.php?Did=299