TÜRK MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNDE OKUL YÖNETİCİLERİNİN VE ÖĞRETMENLERİN ETİK İKİLEMLERİ

16 Nisan 2019 13:30 Prof. Dr.Ferudun SEZGİN
Okunma
432

Giriş
Türk eğitim sisteminde okul yöneticileri ve öğretmenler okulun günlük işleyişi içinde çeşitli kararlar almakta ve aldıkları bu kararlarla ilgili olarak da ahlaki ve etik değerlendirmeler yapmaktadırlar. Doğru karar, hem ahlaki ve etik hem de yasalara uygun olarak alınan karardır. Ancak bazı durumlarda karara temel teşkil eden konular etik fakat yasaya aykırı veya yasal fakat etik dışı da olabilmektedir. Ayrıca bazen doğru karar ve uygulamalar kurumun hedefleriyle çatışmakta bazen ise kurumun çıkarına olan karar ve uygulamalar kişinin değerleri ile çatışmaktadır Bu bağlamda, okul yöneticileri ve öğretmenler kariyerlerinde bir noktada kendi değerleri ile uyumlu olmayan bazı kararları almak ya da desteklemek zorunda kalabilmektedir. Bu şekilde, bireylerin iki değerden birini seçmesi gerektiği durumlarda ahlaki ve etik ikilemler ortaya çıkmakta ve bireyler kendi etik ilkeleri ile kurumun politika ve uygulamaları arasında bir denge kurmaya çalışmaktadır.

İkilem ve Etik İkilem Kavramları
İkilem “dilemma” kelimesi Yunancadan gelmektedir. “Di” iki anlamına, “lemma” kelimesi ise kabul edilmiş temel bir varsayım karşısında temel bir öneri anlamına gelmektedir. Popüler kullanımda iki olumsuz veya hoşnutsuz alternatif durumunu ifade etmek için kullanılan ikilem kavramı orijinalinde olumsuz bir anlam taşımamaktadır. İkilem kavramı, Eğitim Terimleri Sözlüğü’nde iki çözüm yolu ya da iki yönü bulunan ve aynı sonucun elde edildiği durum; insanı, istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini, beğenmeye ve izlemeye zorlayan tartışma ya da sorun olarak tanımlanmaktadır.
Etik ikilem kavramı iki temel ahlaki değerin çatışması (doğruya karşı doğru durumları) anlamına gelmektedir. Etik ikilemler doğru ve yanlış ilkelerin kendi içlerinde aynı anda birbirleriyle çatışabildiği rasyonel ötesi düzeyde gerçekleşen değer çatışmalarıdır. Etik ikilemler aynı derecede gerekliliğe sahip fakat karşılıklı olarak birbirini dışlayan durumlarda ortaya çıkmaktadır. Başka bir tanıma göre etik ikilemler, ulaşılmak istenen amaç için hem bu amaç yönünde hem de amaç karşısında ahlaki düşüncenin bulunduğu çıkmazlar olarak tanımlanmaktadır.
Söz konusu kavram; etik, ahlak ve değerler ile ilişkili bir yapı olarak görülmektedir. Bu kavramlar, ahlak ve değerlere ilişkin konular açısından tarihsel süreç içinde her zaman tartışmalı ve ortak bir noktada buluşulamayan kavramlar olarak dikkat çekmektedir. Kişilerin etik ve ahlaki anlayışları ile değerleri pek çok değişken tarafından şekillendirilmekte ve bu sebeple önemli farklılıklar gösterebilmektedir. Aileler, politikacılar, işverenler, sivil toplum kuruluşları, öğretmenler ve öğrenciler gibi toplumdaki pek çok grup okul üzerinde meşru hak sahibidir. Bu grupların her biri politik, sosyal, ekonomik, dini, ideolojik ve kültürel açıdan geniş bir yelpazede değerlere sahiptir. Bu noktada okulların değer çeşitliliğinin üst noktada bulunduğu farklı etik ve ahlaki anlayışa sahip insanları bir arada bulunduran ve dış etkilere açık kurumlar olduğu söylenebilir. Bu nedenle, ilgili tarafların beklentileri ya birbiriyle ya da eğitim sistemiyle sıklıkla çatışmakta ve karmaşık etik ikilemlere zemin hazırlamaktadır.
Okul Yöneticisi ve Öğretmenlerin Etik İkilemleri
Türk Millî Eğitim sisteminde okullar, farklı beklenti ve ihtiyaçları ortak zeminde buluşturan en önemli yapılardan biridir. Bu nedenle, eğitim sistemimizin ve okullarımızın muhatap olduğu pek çok konu ya da içerik, çeşitli ikilemlerin yaşanılması açısından kaçınılmaz olmaktadır. Örneğin, özel okulların sayısının artması, bir anlamda eğitim sistemimizin gelişimi için bir avantaj olarak görülürken, diğer taraftan bu sayısal artışın aynı zamanda eğitimde nitelik ve kalite kaygılarını da beraberinde getirmesi, ayrıca eğitimde fırsat eşitliğiyle ilgili bazı tartışmalara yol açması söz konusudur. Buna ilave olarak, son yıllarda okulların amaçlarının ya da başarı ölçütlerinin, özellikle standart test sonuçları ya da merkezî sınavlar gibi daha çok ölçülebilir çıktılarla sınırlı görülmesi ve okuldaki diğer sosyal ve kültürel etkinliklerin göz ardı edilmesi, bu ikilem için başka bir örnektir. Makro düzeyde eğitim sistemimiz PISA ve TIMMS gibi uluslararası sınavların sonuçlarının ve mikro düzeyde kademeler arası geçişlerde uygulanan sınavların baskısını yaşamakta ve bir anlamda teknik bilgi uğruna, duygu, tutum ve değerlerin göz ardı edilmesi söz konusu olmaktadır.
Okullarda ikilemlere neden olan temel durumlardan biri yönetici atama sistemidir. Yönetici atama sistemi hem yöneticilerin hem de öğretmenlerin etik ikilemler yaşamasına neden olmaktadır. Yıllardır yönetici yetiştirme ve atama sisteminin sağlıklı işleyen bir yapıya kavuşturulmaması pek çok ikileme zemin hazırlamaktadır. Yöneticiler açısından tekrar görevlendirilip görevlendirilmeme endişesi, verecekleri kararlarda ikilem yaşamalarına neden olmaktadır. Benzer şekilde, öğretmenler açısından okul yöneticilerinin gücünün ve yetkisinin meşruiyeti sorgulanmakta, değişken ve belirsiz yönetici atama biçimi ile objektif olmayan ölçütlerin sürece dâhil olacağı kaygısı, öğretmenleri kariyer basamaklarında yükselme konusunda kendilerini geliştirmeye teşvik etmemektedir.
Yapılan çalışmalar; okul yöneticileri ve öğretmenlerin davranışsal, yapısal, politik ve sistemsel olmak üzere dört boyutta etik ikilem yaşadıklarına işaret etmektedir.  Buna göre okul yöneticileri ve öğretmenler davranışsal boyutta öğretmen ya da veli talepleri, öğrenci başarısının değerlendirilmesi, öğrencilerin olumsuz davranışlarını ailelerine bildirme ve okulda disiplinin sağlanması konularında ikilem yaşarken, yapısal boyutta okula maddi finansman sağlama, alınan kararlar ve okul kurallarının uygulanması konularında etik ikilemler yaşamaktadır. Bununla birlikte yöneticiler ve öğretmenler, politik boyutta üst yönetimin talepleri ile kamusal bilgi edinme kanalları konularında etik ikilemler yaşarken, sistemsel ikilemlerin temelini merkezî sınavlar, müfredat, okul yöneticilerinin görevlendirilme şekli, mesleki gelişim olanakları, mevzuat ve yardımcı yayınlar oluşturmaktadır.
Sosyal ilişkilerde ortaya çıkan davranışsal boyutta okul yöneticileri, öğretmenlerin izin talepleri konusunda etik ikilem yaşamaktadır. Mevcut durumda okul yöneticilerinin öğretmenlere izin verme yetkisi yoktur. Kaymakamlarda bulunan bu yetki, öğretmenlerin acil olarak gelişen durumlarda, ihtiyaçlarına cevap verememektedir. Bu noktada yöneticiler değerlerine uygun şekilde öğretmenlere izin vermek istemekte, ancak bu izin işlemini yasaya da uygun yapmak istemektedirler. Öğretmenler de velilerin talepleri karşısında etik ikilemler yaşamaktadır. Velilerin çocukları için hak etmedikleri notlar talep ettikleri durumlar olabilmektedir. Benzer şekilde, öğretmenler öğrenci başarısını değerlendirirken de bazı ikilemler yaşamaktadır. Bu iki durum da kademeler arası geçişlerde okul başarı puanının etkili olmasının bir sonucu olabilir. Davranışsal boyutta ortaya çıkan bir diğer ikilem, okul disiplini konusunda yaşananlardır. Hem okul yöneticileri hem de öğretmenlerin öğrencilere disiplin cezası verilmesi gereken durumlarda güçlükle karşılaştıkları ifade edilebilir. Yöneticiler ve öğretmenler ceza verilmesi durumunda söz konusu öğrenciyi kaybetme korkusu yaşamakta, ceza verilmemesi durumunda ise bu öğrencinin diğer öğrencilere kötü örnek olması konusunda kaygılanmaktadırlar. Sonuç olarak, istenmeyen davranışlara yönelik caydırıcılık ve etkili bir yaptırım uygulama süreci ikileme yol açabilmektedir.
Okul yöneticileri ve öğretmenler, okulların en büyük sorunlarından birinin ekonomik olduğunu ve okula maddi finansman sağlamaya zaman harcamakla eğitim öğretim faaliyetlerine zaman ayırmak arasında ikilem yaşadıklarını ifade etmektedirler. Bu bağlamda, okulda aidat toplamanın yasal olmadığını, ancak okulun çeşitli ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bu parayı toplamak zorunda olduklarını belirtmektedirler. Yöneticilerin aldıkları kararlar da yapısal boyutta etik ikilem yaratan durumlardan biridir. Okul yöneticileri il veya ilçe yöneticilerinin aldıkları kararlar karşısında da bazı sorunlar yaşamaktadırlar. Bu noktada, tüm paydaşların kendi kararlarının dayanaklarını, karar alma şekillerini ve kararların adaletini sorgulamaları faydalı olacaktır.
Okul yöneticileri ve öğretmenler üst yönetimin talep ve baskıları ile kamusal bilgi edinme kanallarında ortaya çıkan sorunlardan kaynaklanan ikilemler de yaşamaktadır. Üst yönetimden gelen bazı istekler okul yöneticilerinin değerleriyle çatışabilmektedir. Bununla birlikte, söz konusu yöneticiler okul yönetiminin işleyişine müdahil olmak istemektedirler. Benzer şekilde öğretmenler de okul yöneticilerinin veya daha üst yöneticilerin istekleri karşısında etik ikilemler yaşayabilmektedir. Ayrıca, kamusal bilgi edinme kanalları da veliler tarafından bir baskı aracı olarak kullanılabilmekte ve bu durum, okul yöneticileri ve öğretmenlerin bazı ikilemler yaşamalarına yol açmaktadır.
Öğretmenler derslerde öğrencileri merkezî sınavlara hazırlamakla çocukları müfredat dâhilinde merkezî sınavlar dışındaki konularda da geliştirmeye dönük çalışmalara zaman ayırmak konusunda ikilem yaşamaktadır. Bununla birlikte, okul yöneticileri merkezî sınavlarda başarı gösteren okul yöneticileri için herhangi bir ödüllendirmenin bulunmadığını buna karşın merkezî sınavlardaki başarısızlıklar karşısında çeşitli yaptırımlar bulunduğunu belirtmektedir. Okul yöneticileri ve öğretmenler öğrencileri merkezî sınavlara hazırlama sürecinde deneme sınavı yapmaları gerektiğini, ancak bunun yasak olduğunu ve bu durumun kendilerinde ikileme neden olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca, okul yöneticileri merkezî sınavların, öğretmenlere derslerin dağıtılması ve öğretmenlerin öğrencileri değerlendirme süreçlerinde de ikilemlere neden olduğunu dile getirmektedir. Etik ikilem yaşanmasına neden olan bir diğer unsurun, ders kitaplarına ek olarak kullanılacak yardımcı yayınlar olduğu söylenebilir. MEB tarafından gönderilen ders kitapları dışında farklı kaynaklar alma yönündeki taleplerin olması, okul yöneticisi ve öğretmen üzerinde bir ikilem oluşturmaktadır. Sistem boyutunda, okul yöneticilerinin görevlendirilme yöntemi de etik ikilemlere neden olabilmektedir. Okul yöneticisi görevlendirmenin belirli bir süreyle sınırlandırılması, yöneticinin alacağı uzun vadeli kararlar noktasında bazı sorunları gündeme getirmektedir.