TÜRK MİLLÎ EĞİTİM SİSTEMİNDE KANITA DAYALI POLİTİKA ÜRETİMİ

19 Nisan 2017 13:28 Doç.Dr.Ferudun SEZGİN
Okunma
895
TÜRK MİLLÎ EĞİTİM SİSTEMİNDE KANITA DAYALI POLİTİKA ÜRETİMİ

TÜRK MİLLÎ EĞİTİM SİSTEMİNDE KANITA DAYALI POLİTİKA ÜRETİMİ

 

Doç. Dr. Ferudun SEZGİN

Gazi Üniversitesi

 

Giriş   

Bilimin anlama, açıklama ve kontrol işlevleri bulunur. Buna göre bilim bize bir şeyin ne olduğunu anlatır. Örneğin, öğrenme nedir? Bilimin ikinci işlevi açıklamadır. Bilim bize bir şeyin başka nelerle ilgili olduğunu söyler. Örneğin, öğrenme ile ilişkili olan faktörler nelerdir?Bilimin en önemli işlevi ise kontroldür. Bilim bize bir şeyin nasıl geliştirilebileceğini ve iyileştirilebileceğini gösterir. Örneğin, öğrenmede başarı ve kalıcılığı artırmak için neler yapılması gerekir? Eğer bir disiplinde ya da bilim dalında bilimin anlama, açıklama ve kontrol işlevleri birlikte,bütüncül ve anlamlı bir şekilde kullanılmıyorsa, o alandaki bilimsel bakışaçısının sorunlu olduğu söylenebilir. Bu nedenle eğitimde sadece bir şeyin kuramsal tanımı ya da açıklaması yetmez, asıl önemli olan bunun geliştirilmesi ve iyileştirilmesidir. Aksi takdirde yapılan çalışmaların sonuçları basit betimlemelerden ya da durum saptamalarından öteye geçmez.

Eğitimde bilimin anlama ve açıklama işlevlerinin yanında izleme, değerlendirme ve geliştirmeye dönük kontrol işlevinin de etkili şekilde kullanılması eğitsel süreç ve uygulamaların niteliğini artırmak adına önemli görülmelidir. Bu durum eğitim yönetimi alanında kuram, araştırma ve uygulama arasında bir uyum ve bütünlüğün sağlanması anlamına gelir. Bu sentezve bütüncül yaklaşım ise, Türk Millî Eğitim Sisteminde izleme, değerlendirme, geliştirme ve iyileştirme süreçlerinde veriye ve kanıta dayalı politika üretimini zorunlu kılmaktadır.

Kanıta dayalı politika üretimi, veriye dayalı karar verme ya da araştırma temelli bilgi kullanımı gibi farklı görünen ancak benzer bir yaklaşıma ve anlayışa sahip kavramların altında yatan temel düşünce eğitimde karar alırken, proje yaparken ya da bir reform hareketini başlatırken geçerli,sağlam ve anlamlı verilerin, kanıt ya da bulguların bulunması ve bunların etkin şekilde yorumlanması ve karar sürecinde değerlendirilmesidir. Bu düşünce ve yaklaşım aslında bir birikimin ve kültürün sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu deneyim, düşünce ve birikimin oluşumunda ulusal ve uluslararası ölçekteki iyi örneklerin ve etkin uygulamaların incelenmesi ve izlenmesi gerekmektedir.Örneğin, Avrupa Komisyonu Avrupa Eğitim Bilgi Ağı (Eurydice), yıllardan beri eğitimin pek çok alanında ülkeler arasında ortak standartlar ve karşılaştırılabilir ölçütler belirleyerek etkin bir eğitim, öğrenme, bilgi ve bilim platformu oluşturmuştur.Çok sayıda eğitim politikası ve uygulaması hakkında nitelikli bilgi sağlayan Eurydice, sonuç olarak Avrupa eğitim sistemlerinin geliştirilmesine ve karşılaştırmaya uygun gösterge ve istatistiklerin oluşturulmasına önem vermektedir. Bu doğrultuda Eurydice, 2016 yılında eğitim sistemlerinin izleme ve değerlendirilmesi için yapısal göstergeler, öğretmen ve yönetici ücretleri,yüksek öğretim, öğrenci katkı payları ve destek sistemleri, eğitim sistemlerinin yapısı, zorunlu eğitim uygulaması, okulda değişim ve inovasyon, akademik takvimin ve öğretim yılının planlanması ve düzenlenmesi, yaz tatili öğrenme kayıpları, evde öğrenme, vatandaşlık becerileri ve ortak değerlerin kazanımı ve okulda girişimcilik eğitimi gibi önemli konu ve başlıklarda çeşitli raporlar hazırlamıştır. Bu çalışmalar ülkeler arasında karşılaştırma yapmak ve Türk eğitim sistemi için özgün çıkarımlar oluşturmak adına önemli bir fırsattır.

“Sayıla bilen her şeyin mutlaka dikkate alınması gerekmez, dikkate alınan her şeyin de mutlaka sayılabilmesi gerekmez.” Albert Einstein

 

Kanıta Dayalı Yönetim

Kanıta dayalı yönetim en iyi kanıta dayalı ilke, bulgu ve verileri örgütsel uygulamalara dönüştürmek, uygulamada süreçleri iyileştirmek ve etkililiği artırmaya yönelik bilimsel tutum ve davranışlar sergilemek anlamına gelmektedir. Kanıta dayalı yönetim karar almaya yardımcı olmak için farklı tiplerde kanıtlar toplamayı gerektirmektedir. Kanıta dayalı yönetim sayesinde yöneticiler sosyal bilimlerden ve örgütsel araştırmalardan haberdar olan, örgütsel kararları bunlara dayanarak alan, profesyonelce hareketeden, kararlarını kişisel tercihlerinin uzağında tutan, sistemsiz deneyimlere karşın mevcut en iyi bilimsel kanıtlara dayalı karar alan uzmanlar hâline dönüşmektedir. Bu süreç yöneticilere istenilen sonuçlara ulaşabilmek için cevaplanabilir sorular sormaları ve mevcut en iyi kanıtları elde etmeleri konusunda yardımcı olmaktadır. Kanıta dayalı yönetim karar almada bilginin dört kaynağını dikkatli, açık ve akılcı kullanmakla ilgilidir. Bu kaynaklardan birincisi uygulayıcı uzmanlığı ve yargısıdır. İkinci temel bilgi kaynağı yerel bağlamda elde edilen bulgu ve kanıtlardır. Üçüncüsü mevcut en iyi araştırma kanıtlarının eleştirel bir değerlendirmesini yapmak ve sentez oluşturmaktır.Son bilgi kaynağı ise karardan etkilenecek kişilerin bakış açılarının bütüncül bir şekilde değerlendirilmesidir. Bu kaynaklar daha geçerli ve güvenilir bilgi üretme ve bunları karar almada etkili kanıtlar olarak kullanma anlamına gelmektedir.

Son yıllarda literatürde daha fazla anılmaya başlayan kanıta dayalı yönetim uygulamaları yöneticilere stratejik kararlar alırken bilgiyi nasıl kullanacakları konusunda yöntemler sunmakta, yönetsel kararların ve problemlerin çözümünde nitelik ve doğruluk ölçütlerini artırmak için bir mekanizma sağlamaktadır. Bu yönüyle kanıta dayalı yönetim bir uygulama sürecidir.Kararlar alınırken kullanılan kalıplaşmış tek bir yöntem değildir. Kanıta dayalı yönetim yöneticilerin araştırma kanıtlarını uygulamalara aktararak örgütsel problemleri çözmeleriyle gerçekleşmektedir.

Kanıta dayalı yönetim uygulamalarının başarısında akademisyenler, eğitimciler ve danışmanlar önemli rol oynamaktadır. Ancak sürecin işletilmesi ve yönetimi çoğu zaman sadece uygulayıcılara yani yöneticilere bırakılmaktadır. Uygulayıcıların ilgili kaynaklara ve kritik bilgilere etkili bir şekilde ulaşabilmeleri kanıta dayalı yönetim altyapısı için gereklidir. Akademisyenler araştırma kanıtı sağlayıcıları olarak bu süreçte önemli bir role sahiptir. Kanıta dayalı yönetim; akademisyenleri,eğitimcileri ve yöneticileri bilimsel bilginin üretimi ile bireysel ve kolektif öğrenme bağlamında bir araya getirebilir.

Kanıta dayalı yönetim sürecinde beş adımizlenir. Bu adımların birincisi odaklanmış, nitelikli ve etkin sorularsormaktır. İkinci adımda sorulan sorulara ilişkin kanıtların elde edilmesigelir. Üçüncü adımı ise kanıtların değerlendirilmesi oluşturur. Dördüncü adımdakararların alınıp uygulanması vardır. Beşinci adım ise kararların etkililik ve verimliliğinin analiz edilmesini ve gerekirse yeni düzenleme ve geliştirmeler yapılmasını içerir. Bu bağlamda kanıta dayalı yönetim ve problem çözme aşamalarının birbiriyle tutarlı süreçler olduğu söylenebilir.

Kanıta dayalı yönetim stratejik karar vermeye yardımcı olan düşük maliyetli bir süreçtir. Bu bağlamda kanıta dayalı yönetim,deneme yanılma ile yapılan maliyetli yönetime karşın en baştan mevcut araştırma kanıtlarını kullanarak doğru kararlar vermeye yardımcı olabilir. Ayrıca kanıta dayalı yönetim akademisyenler ve yöneticiler arasında bir iş birliği anlamına gelmektedir.Bu durum eğitimde kuram, araştırma ve uygulama bütünlüğünün sağlanmasına katkıda bulunacak fırsatların üretilmesi sağlar.

 

Eğitim ve Öğretimde Kanıta Dayalı Politika Üretimi

Kanıta dayalı politika üretimi karmaşık bir konudur ve çok boyutlu bir özellik gösterir. Bu kavram “en iyi ve uygun kanıtları politika geliştirmenin veuygulamanın merkezine alarak bu politikalar, programlar ve projeler hakkında insanları etkin şekilde bilgilendirmeye yardım eden” bir yaklaşım olarak ifadeedilebilir. Kanıtlar çoğunlukla bir politikayı desteklemek için araştırmaların ya da araştırma bulgularının kullanımı olarak anlaşılır. Bununla birlikte,uzmanların bilgi ve görüşleri, büyük ölçekli değerlendirme ve analiz sonuçları,istatistikler, veri tabanları, paydaş görüşleri ve uzmanlıkları, önceki politika değerlendiricileri, internet veya ekonomik ve istatistik temelli modellemelerden elde edilen çıktılar da bu kapsamda düşünülebilir. Bu bağlamda eğitimde kanıtadayalı politika üretiminin temel aktörleri olarak politika yapıcılar ve kararalıcılar, üniversiteler, araştırma şirketleri, danışmanlar, öğretmenler,ebeveynler, yöneticiler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları gösterilebilir.


Kaynaklar

Briner, R. B., Denyer, D., & Rousseau, D. M. (2009).Evidence-based management: Concept cleanup time? The Academy of ManagementPerspectives, 23(4),19-32.

Briner, R. B., & Walshe, N. D. (2014). From passively receivedwisdom to actively constructed knowledge: Teaching systematic review skills asa foundation of evidence-based management. Academy of Management Learning& Education, 13(3), 415-432.

EuropeanCommission/EACEA/Eurydice. (2017). Supportmechanisms for evidence-based policy-making in education. Eurydice Report.Luxembourg: Publications Office of the European Union.

Ficarra, L., & Quinn, K. (2014). Teachers’ facility withevidence-based classroom management practices: An investigation of teachers’preparation programmes and in-service conditions. Journal of TeacherEducation for Sustainability, 16(2),71-87.

Francis-Smythe, J., Robinson, L., & Ross, C. (2013). The roleof evidence in general managers’ decision-making. Journal of General Management, 38(4), 3-21.

Funk, K. M. (2012). Effects of teacherconsultation on evidence-basedclassroom management strategies: Teacher and student behavior. DoctoralDissertation, Temple University, USA.

Jelley, R. B., Carroll, W.R., & Rousseau, D. M. 2012. Reflections on teaching evidence-basedmanagement. In D. M. Rousseau (Ed.), TheOxford handbook of evidence-based management (pp. 337-355). New York: OxfordUniversity.

Karasar, N. (2008). Bilimselaraştırma yöntemi. Ankara: Nobel.

Rousseau, D. M. (2006). Is there such a thing as “evidence-basedmanagement”? Academy of Management Review, 31(2), 256-269.

Rousseau, D. M., & McCarthy, S. (2007). Educating managers froman evidence-based perspective. Academy of Management Learning & Education, 6(1), 84-101.