BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN TÜRKİYE'YE ZORUNLU GÖÇÜ (1950-1951) -(2)

11 Mart 2021 13:36 Elmas ŞİMŞEK
Okunma
701
BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN TÜRKİYEYE ZORUNLU GÖÇÜ (1950-1951) -(2)

BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN TÜRKİYE'YE ZORUNLU GÖÇÜ
(1950-1951) -(2)
Elmas ŞİMŞEK

BULGARİSTAN’IN TÜRKİYE SOFYA BAŞKÂTİBİ SADUN TEREM VE AİLESİNE UYGULADIĞI KÖTÜ MUAMELEYE TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ
Bulgaristan Türkiye’ye karşı olan düşmanlığını devam ettirerek, Türkiye Sofya Başkâtibi Sadun Terem eşi ve kızı ile Türkiye’ye gelirken, Svilengrad’da Bulgar askerleri tarafından tutularak eşyaları aranmış ve kurye evrakının mühürleri sökülerek açılmıştır. Türk hükûmeti milletlerarası hukuk ve diplomasiye uymayan bu tecavüzü hemen Bulgar Dışişleri Bakanlığına 2 Mart 1951 tarihinde, sert bir nota gönderilerek protesto ederek: Bu olaydan sorumlu memurların cezalandırılmasını istemiştir. (Milliyet, 12 Mart 1951: 1-5)
Türkiye hükûmetinin notasına cevaben Bulgaristan 22 Mart 1951 tarihinde gönderdiği cevabi notada: Sadun Terem’in elindeki kurye mektubunda kaç adet resmî kap taşıdığı belirtilmediğini ve bir kaçakçılık ihbarı alınması üzerine kişinin ve ailesinin eşyalarının arandığını ve aranırken hiçbir şekilde şiddet kullanılmadığını, Sadun Terem’in üzerinde yabancı dövizler bulunduğunu ve bunları beyan etmediğini ifade ederek, Sadun Terem’i döviz kaçakçılığı ile itham edilmiştir. (Ayın Tarihi, Mart 1951) Türkiye, Bulgaristan’ın bu yapılan küstahça hareketi kaçakçılık hadisesi kılığına sokmasına karşılık, Bulgaristan’a sert bir nota vermiştir. (Ulus, 8 Nisan 1951) Bulgaristan’ın şimdiye kadar Türkiye’ye karşı yaptığı hareketlerden dolayı, Türk hükûmeti artık bunu bir çözüme kavuşturma adına, bu meseleyi Avrupa Dışişleri Bakanları Konseyine bildirmeye karar vermiştir. (Milliyet, 28 Ekim 1950: 1-5) Amerika’nın Türkiye’nin tezini destekleyeceği de eklenmiştir. (Vatan, 3 Kasım 1951: 1-4)
Türkiye Avrupa Konseyi Dış Bakanları Komitesine, Bulgaristan’ın bu memlekette yaşayan Türk azınlığına karşı giriştiği toptan tehcir hareketine dair bir takrir sunmuş, takrirde Bulgaristan’ın Türk ırkına mensup takriben 250 bin kişiye karşı kalkıştığı bu hareketin insan haklarına aykırı olduğu beyan ederek, Türk tezinin Avrupa Konseyi tarafından desteklenmesi talep edilmiştir. (Milliyet, 4 Kasım 1951) Avrupa Bakanlar Konseyi tarafından ele alınan bu konu müzakere etmiş ve netice olarak şu sözler ifade etmiştir: Bulgaristan’ın 250 bin Türk’ü, Türkiye topraklarına sürülmesine karşı şunları ifade etmiştir: “İki memleket ahdi hükümler ne olursa olsun, 250 bin kişinin 3 ay zarfında Türk toprağına naklini mecbur eden Bulgaristan’ın ileri sürdüğü iddiaya muhaliftir.” (Ayın Tarihi, Kasım 1951: 116)
Sınırın yeniden açılması için Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Sofya Büyükelçiliği aracılığı ile birkaç defa girişimde bulunması neticesinde, Türk hükûmeti sınırın geri açılması için Bulgaristan’a birkaç şart sunmuştur. Bu şartlar: (Oran, 2001: 78-79)
Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmek isteyenlere… ancak Türk giriş vizesi verildikten sonra Bulgar çıkış vizesi verilecektir.
Bulgar hudut makamlarına, Türk giriş vizesini hamil olmayanların hududu geçmelerine müsaade etmeleri hususunda gerekli emirler verilecektir.
Türk giriş vizesini hamil olmadıkları hâlde göçmenler arasına karışarak Türk topraklarına girenler bulunursa Türk hudut makamları tarafından geri çevrilecek bu kimseler, Bulgar hudut makamlarınca derhâl geri alınacaklardır.
Evvelce Bulgaristan’dan vizesiz gelmiş olup Edirne’de bulunan ve Çingene oldukları anlaşılan 67 ailede 360 nüfusu Bulgar makamları geri alacaklardır.
Bulgaristan bu şartları kabul ederse eğer sınırın tekrar açılacağını bildirilmiştir. Bulgaristan’da, Türkiye tarafından istenilen şartları kabul ettiğini bildirmesi ardından 2 Aralık 1950’de sınır tekrardan açılmıştır. Bulgaristan’dan göç kafilesi gelmeye başlayarak Celal Bayar ve Adnan Menderes göçmenleri görmek için Edirne’ye gitmiştir. Celal Bayar göçmenlerle konularak onlara, “Burada sizleri daha iyi bir hayat daha iyi bir istikbal bekliyor. Bayrağımızın altında saadetle yaşayacaksınız.” demiştir. (Zafer, 7 Ocak 1951: 1-4)
1951’DE BULGARİSTAN’IN GÖÇÜ DURDURMASI
1951 yılı Şubat ayı ortalarına geldiğinde, Türkiye’ye gelen göçmen sayısı 86 bin civarına ulaştı. Her gün en az 800 göçmen Türkiye’ye giriş yapmaktaydı. Yaşanan en büyük sıkıntılardan biri Türkiye sınırına Bulgaristan tarafında yapılan yığınaklardı. Bulgaristan, Türkiye ile yaptığı anlaşma gereğince her gün en fazla 800 göçmen göndermeyi taahhüt ettiği hâlde Svilengrad hududuna 20-25 bin göçmen yığılmıştır. Svilengrad’ta yığılan bu göçmenler arasında rahatsızlananlar ve hastalananlar olmaktaydı. (Çulha, 2017: 14)
Türkiye’nin yaptığı tüm ikazlara rağmen Bulgaristan, Türkiye’ye vizesiz ve sahte vizeli Çingeneleri sınıra göndermeye devam etmesi üzerine Türk hükûmeti, Türk-Bulgar sınırını 8 Kasım 1951 tarihinde kapattığını açıklamıştır. Bu olaydan sonra Bulgaristan Dışişleri Bakanı 14 Kasım 1951’de, Sofya elçisine bir nota vererek, Orient Ekspresi’nin Bulgaristan’dan geçmesi suretiyle işletilmesi ve göçmenlerin Türkiye sınırlarına alınması ısrarla istenmiş. Türk hükûmeti bu notaya 17 Kasım 1951 tarihinde verdiği cevapta: Bulgar hudut memurları ile yapılan anlaşmaya uymayarak, Türkiye’ye vizesiz göçmenler ve Çingenelerin gönderilmeye devam ettiğini, eğer Bulgaristan bu vizesiz ve sahte vizeli göçmenleri geri alırsa eğer sınırın tekrardan açılacağını ifade etmiştir. (Zafer, 18 Kasım 1951: 1-4) 1951 yılının ilk aylarında gelen göçmenlerin miktarı anlaşma esası dâhilinde kalmış, günde 700-800 civarında dolaşmış, fakat sene ilerleyip hasat mevsimi yaklaşınca, bu miktar gittikçe düşerek, gelen göçmen sayısı 3 bini aşmamıştır. 1951 sonlarına doğru Türk hükûmeti tarafından sınırın ikinci defa kapatılma tarihi olan 8 Kasım 1951 tarihinde göç tamamıyla durmuş, Türkiye’ye göçmen gelmemiştir. (Tunaoğlu, 2011: 131)
30 Kasım 1951 tarihinde Bulgaristan, yayımladığı bir tebliğde göçü kesin olarak durduğunu ifade ederek şunları belirtmiştir: Türk hükûmeti 1944’den beri yaptığı propaganda ile Bulgaristan Türklerini göçe teşvik etmiş, ancak daha sonra teşvik ettiği bu kişilerin göçlerini engellemeye çalışmıştır. Bulgar hükûmeti bu nedenlerle göçü durdurmak zorunda kaldıklarını, tüm suçun Türk hükûmetine ait olduğunu ifade etmiştir. (Zafer, 2 Kasım 1951) Bulgar hükûmeti, 30 Kasım 1951’de göçü yasakladıktan sonra, Bulgaristan’da kalan Türklerin pasaportlarını topladı ve hatta göç konusunun konuşulmasını bile yasakladı. Göçmenlikten söz etmeye kalkışanlar cezalara çarptırıldı. Göç için bütün hazırlıklarını yapmış, hatta Türkiye’ye giriş vizelerini de almış olan 1500 kadar Türk, Türk hükûmeti tarafından kabul edilmeye hazır olduğunun bildirmesine rağmen pasaportlarını Bulgar polisince toplattırılarak, Bulgar sınırından geri çevrilmiştir. (Çulha, 2017: 15)
 Bulgar hükûmeti, Türkiye’nin daha fazla göçmen almasını sağlamak için Bulgar Türklerine işkence ve eziyeti artırmak adına 1952 yılı için vergi almak, bu vergileri ödemeyenlere ise haciz işlemi uygulayarak, ayrıca Sofya’da Stalin’in heykelini dikmek için para istenerek, Güney Kore ordusuna karşı savaşan komünistlere para toplanmaktaydı. (Pınar, 2014: 76)
Türkiye hükûmeti göçmen meselesini çözüme kavuşturma adına bir karar alarak, 1 Ocak 1950’den itibaren Bulgaristan’dan gelen ve gelecek bütün göçmenler “serbest göçmen” olarak gelen göçmenleri, 2510 sayılı İskân Kanunu’nun 15. maddesinin 5098 sayılı Kanun’la değiştirilen bendi uyarınca “göçmen” kategorisine alınmıştır. Böylelikle tüm göçmenlere devlet eli uzatılmış oldu.
TÜRKİYE’NİN BULGARİSTAN’DAN GELEN GÖÇMENLERİ İSKÂN VE YARDIM FAALİYETLERİ
Türkiye, Bulgaristan’ın suçlamalarına bir yandan cevap verirken, diğer yandan da göçmen almaya devam ediyordu. Notanın verildiği ağustos ayında 10.685, Eylül’de 37.846, Ekim’de ise 33.800 olmak üzere toplam 82.331 kişiyi kabul etmiştir. (Geçikli, 2016: 19)
DP hükûmeti, bir yanda da Türkiye’ye gelen göçmenlerin nerede iskân edeceği dair çözüm üretmekle uğraşmaktaydı. Göçmenler için Türk hükûmeti yurdun çeşitli yerlerinde göçmen misafirhaneleri ve kamplar kurdurarak (Zafer, 24 Aralık 1951: 1-4) soydaşlarının mağdur olmasını önlemekteydi. Başkan Refik Koraltan vilayetlere önemli bir telgraf göndererek, gelecek olan göçmenin yapacağı işlere uygun bir yerleşim planı yapılması için kurulan Göçmen ve Mülteciler Yardım Birliğinin, tüm yurtta şubeleri açılmasını istemiştir. Böylelikle gelen göçmenlerin yeteneği doğrultusunda bir bölgeye yerleştirilerek, hızlı bir şekilde bir iş ve başını sokacak bir yer bulunması amaçlanmıştır. (Zafer, 22 Eylül 1950: 1-4) Aynı zaman da Kızılay, Çorlu ve Edirne’de 50 yataklı hastane kurmuş, Tarım Bakanlığı ise gelecek göçmenlere kişi başı bedeli 60 kuruşluk iaşe maddesi vermeyi kararlaştırarak, Dalaman Devlet Çiftliği’nde 500 haneli ve 2500 göçmenden içine alan büyük bir köy kurmak için hazırlıklara başlamıştır. (Akşam, 11 Ekim 1950)
 Demokrat Parti gelen göçmenler için yardım konusunu ele alarak, bu yardımı yılbaşı piyangosu adı altında, bir göçmen piyangosu tertip etmeye karar vererek, bu işi Milli Piyango’ya yaptırmaya karar vermiştir. Bu yapılacak Millî Piyango’nun tertip ettiği çekilişlerden temin edilen gelir doğrudan millî savunmanın hava kısmına kaydedilmek üzere hazine emrine verileceği kararı alınmıştır. (Vatan, 4 Kasım 1950: 1-4)
Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan ise göçmen meselesi hakkında TBMM Başkanlığına Türkiye’ye gelecek göçmenler için gelir temin etmek adına bir kanun tasarısı vermiştir. Tokat Milletvekili Başkanlığa sunduğu tasarıda bunlara yer vererek, göçmen davasının muazzam bir dava olduğunu belirterek, bu işin geçici tedbirlerle halledilmeyeceğini ve millî bünyeye dayanmayan tedbirlerin devamlı olmayacağı kanaatiyle tasarısını hazırladığını ifade etmiştir. (Milliyet, 4 Ocak 1951: 1-5)
 Milliyet gazetesi başyazarı olan Necmettin Mahmut ise Türkiye’ye gelecek Bulgar Türklerinin iskânı hakkında hükûmete tavsiye amaçlı kaleme aldığı yazıda şunları ifade etmiştir: Trakya bölgesinde birçok boş toprak olduğunu, gelen göçmenin tarım işinde bilgi sahibi olduklarını, eğer bu göçmenler bu boş arazilere yerleştirilirse hem Türkiye için hem de kendileri için faydalı olacağını ifade ederek şunları eklemiştir: “On beş yıl önce Dobruca, Deliorman ve Bulgaristan’la Romanya’nın diğer mıntıkalarından gelip yerleştirilen ırkdaşlarımız kısa bir zaman içinde bu toprakları cennete döndürmüşlerdir. Bizde ziraatla meşgul olan göçmen aileleri Tekirdağ, Edirne ve Çanakkale vilayetlerine yerleştirmeliyiz. Bundan hem göçmenler hem de hükûmet bütçesi fayda görecektir.” (Milliyet, 7 Ekim 1950: 1-5)
 DP, göçmenlerin daha sağlıklı taşınabilmesi için bazı önlemler aldı. Her ile kontenjanlar ayrılarak, Göçmenlere Yardım Birliği kurulmuştur. Celal Bayar, halkı göçmenlere yardım etmesi konusunda teşvik etmek amacıyla cemiyete 2500 lira bağışta bulunmuştur. Refik Koraltan ise cemiyete 500 lira bağış yapmıştır. (Milliyet, 5 Ocak 1951)
Göçmen Yardım Birliğinin, Bulgaristan’dan gelen göçmenlere yapmış olduğu yardım çok mühim olmakla birlikle, cemiyette toplanan miktar şöyledir: Yurt içinde toplanan nakdi yardım 9 milyon 188 bin 054 lira, yurt dışında ise 252 bin 537 lira olmak üzere toplam 9 milyon 438 bin 851 Türk lirasıdır. Cemiyet topladığı bu yardımı, toplu iskân yerlerinde göçmen evleri ve tesisleri inşaatına sarf etmiştir. Bu amaçla kurulan evlerin sayıları şöyledir: Aydın merkez ilçesinde 500, Eskişehir merkez ilçesinde 300, Konya ili Cihanbeyli ilçesinde Hataoğlu-Köle Kuyusu mevkiinde 100, İstanbul ili Rami ilçesinde Taşlıdere mevkiinde 2 bin 14 ve Seyhan ili Osmaniye ilçesinde Toprak kale mevkiinde 60 olmak üzere, 3 bin 218 ev inşaat edilerek göçmenlere teslim edilmiştir. (Tunaoğlu, 2011: 147)
 Türkiye’ye gelen göçmenlere yapılacak yardım konusu, Demokrat Parti Grup toplantısında da ele alınarak, Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan: Milletvekillerinin Göçmenlere Yardım Cemiyetine üye olması gerektiğini söyleyerek, kendilerinin Cemiyetler Kanunu’nun gösterdiği çerçeveyi aşmamak suretiyle, senede 120 lira içinde bir aidat verilmesi gerektiğini, göçmen işi devam ettiği müddetçe ayda onar lira olarak ödenirse çok faydalı olacağını ifade etmiştir.
Çorum Milletvekili Hayri Tosunoğlu ise: CHP milletvekillerinin bu konu hakkında aralarında anlaşarak 250’şer lira vermeyi kararlaştırdıklarını, eğer kendilerinin onlardan 5 lira eksik verilirse bunu istismara kalkışacaklarını” ifade etmiştir. Göçmenlere yardım konusunda her milletvekilinin vereceği asgari miktarın 250 bin olarak kararlaştırılarak bir teklif sunulmuştur. (BCA, Yer No: 601.78.2)
Türkiye hükûmeti tarafından, Bulgaristan’dan gelen göçmenlere 20 bin tane göçmen evi inşası tamamlanmakla birlikte, ayrıca her çiftçi göçmen ailesine bir çift öküz, pulluk, araba, düven yiyecek ve yakacak temin edileceği bildirildi. Göçmenlere yardım için Kızılayın “Göçmenlere Yardım” adı altında bir kampanya başlatarak, makbuzlu para toplamaya başlamıştır. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın eşi, Reşide Bayar ise radyoda bir konuşmasında Türk kadınını yardım vazifesine davet etmiştir. (Zafer, 3 Şubat 1951: 1-4)
Türkiye’de göçmenlere yardım için herkes seferber olurken, Türkiye bir yandan da Amerika’dan Türk muhacirler için azami 25 milyon yardım talebinde bulanarak, göçmenlerin iskanı ile meşgul olacak Amerikan uzmanların gönderilmesini istemiştir. Amerika Dışişleri Bakanlığı Türkiye’nin talebini müsait karşılamıştır. (Milliyet, 27 Şubat 1951: 1-5) Bulgaristan’dan gelen göçmenlerin yerleştirilmeleri için Türkiye Marshall yardımından 30 Milyon, tutarında bir yardım almıştır. Göçmenlerin yerleştirilmesi için 1950-1960 yılları arasındaki giderlerin %28’ini bu kaynaktan karşılanmakla birlikte, asıl göçmenlere en büyük yardım hükûmet ve halk tarafından yapılan ayni ve nakdi yardımlar olmuştur: Uluslararası yardım örgütleri, yardım konusunda Türkiye’ye kayıtsız kalmıştır.
GÖÇMENLERE DAİR İSTATİSTİKLER
Türkiye’ye 1950 yılında (12 bin 233 aile) 52 bin 185 Bulgaristan Türk’ü göç etmiştir. 1951’de ise (25 bin 118 aile) 102 bin 208 kişi göç etmiştir. Böylece 1950 ve 1951 yıllarında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden kişi sayısı (37 bin 351 aile) 154 bin 393’e ulaşmıştır. Ayrıca Türkiye’ye göç etmek üzere vize alıp fakat Bulgaristan’ın çıkardığı engellerden dolayı gelemeyen göçmen sayısı da bir hayli fazladır. Vize almalarına rağmen gelemeyen göçmen sayısı yaklaşık 58.000 civarındadır. (Çulha, 2017: 16)
1951 yılının ocak ayında toplanan Mecliste söz alan CHP Sinop Milletvekili Server Somuncu, göçmenler hakkında Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü’ye birkaç soru yönelterek bilgi istemiştir. Bunun üzerine Fuat Köprülü göçmenler meselesini hakkında açıklama yaparak 2 Aralık 1950 tarihinde sınırın açılmasıyla, Ocak 1951’in ilk haftasına kadar Türkiye’ye 18847 göçmen kabul edildiğini belirtmiştir. Bunun üzerine söz alan Server Somuncu dış politikada millî birliğe işaret ederek şöyle demiştir: “Hükûmeti hangi parti kurarsa kursun, dış politika ana davalarımızla, inkılâplarımızın, korunmasında ve muhafazasında iktidara yardım etmek vazifemiz.” demiştir. (Ayın Tarihi, 31 Mart 1952)
Aydın il kongresinde Başbakan Adnan Menderes ise muhacirler meselesinin bugün 157 bin vatandaşın yerleştirilmesi ile tamamen halledildiğini belirterek: “Geçen sene söylemiştim bugün tekrar ediyorum, eğer canları isterse 300 bin kişi, 500 bin kişi daha göndersinler. Biz hazırız. Türk memleketi geniştir ve bir imkânlar memleketidir. Türk milleti, şefkatlidir, semahatli’dir. Türkiye’de tedbir alınmasını bilen ve düşünen bir hükümet vardır. Türk muhacirlerini biz millî saadet telâkki ediyoruz. Geçen sene bir felâket gibi gözüken bugün filhakika bir millî saadet olmuştur.” demiştir. (Ayın Tarihi, 31 Mart 1952) Netice olarak Türk hükûmeti 1950-1951 yılları arasında Bulgaristan yönetiminin baskısına maruz kalan soydaşlarına kapılarını açarak onlara ellerinden gelen tüm yardımı yapmıştır.
KAYNAKÇA
Arşiv Belgeleri ve Resmi Yayınlar
BCA, Fon Nu: 01.0/ Yer Nu: 09.601.78.2
TBMM Tutanak Dergisi, IX Dönem, 26 birleşim, Cilt. 4, s. 55-56
Ayın tarihi, 22 Ağustos, 1950, 41.
Ayın Tarihi, Kasım 1950, s.116.
Ayın Tarihi, Mart 1951.
Ayın Tarihi, 31 Mart 1952.

Süreli Yayınlar
Bulgarların bize verdikleri nota. (12 Ağustos 1950). Milliyet, 1-5.
Bulgar notası dün Dışişlerine geldi. (28 Eylül 1950). Zafer, 1-4.
Başbakanın Ankara’ya giderken verdiği izahat. (19 Ağustos 1950). Cumhuriyet, 1-4.
Bulgaristan’daki Türkler. (23 Ağustos 1950). Milliyet, 1-5.
Bulgar notası reddetmeliyiz. (24 Ağustos 1950). Milliyet, 1.
Bulgar notası. (13 Ağustos 1950). Milliyet, 1.
250 bin Türk’ü kurtarmak vazifemizdir. (12 Ağustos 1950). Cumhuriyet, 1-3.
Kasım Gülek’in Edirne’deki demeci. (2 Ekim 1950). Ulus, 1-3.
Bulgaristan’daki Türklerin tehciri. (12 Ağustos 1950). Zafer, 1-8.
Bulgaristan Türkleri. (14 Eylül 1950). Zafer, 1-4.
Göçmenlerin gelişi memleketimiz için rahmettir. (4 Ekim 1950). Milliyet, 1-5.
Bulgarların yeni bir küstahlığı. (24 Eylül 1950). Zafer, 1-4.
Mülteci bir Bulgar mebusunun ifşaatı. (23 Eylül 1950). Cumhuriyet, 1-3.
Türk-Bulgar sınırında imzalanan protokol. (21 Eylül 1950). Cumhuriyet, 1.
İçişleri Bakanı Edirne’de göç işlerini tetkik etti. (27 Eylül 1950). Vatan, 1-4.
Yurda sokulan vizesiz Çingeneler. (4 Ekim 1950). Yeni Sabah, 1-7.
Bulgarların göçmenlerle gönderdikleri ajanlar. (25 Eylül 1950). Cumhuriyet, 1-3.
Hükümet dün sınırı kapattı. (8 Ekim 1950). Zafer, 1.
Türk-Bulgar sınır meselesi. (9 Ekim 1950). Zafer, 1-4.
Bulgaristan bize yeni nota verdi. (13 Ekim 1950) Yeni Sabah, 1-7.
Bulgaristan’ın bize verdiği yeni nota. (13 Ekim 1950). Akşam, 1.
Bulgar radyosu ağzını bozuyor. (19 Ekim 1950). Ulus, 1-3.
Bulgar basını tahriklere başladı. (24 Ekim 1950). Ulus, 1.
Tehcir edilen Türkler. (30 Ekim 1950). Vatan, 1-4.
Kuryemize tecavüz. (12 Mart 1951). Milliyet, 1-5.
Bulgarların her hareketi karşılık görecek. (8 Nisan 1951). Ulus, 1.
Bulgarya meselesi. (28 Ekim 1950). Milliyet, 1-5.
Tehcir edilen Türkler işini Güvenlik Konseyine veriyoruz. (3 Kasım 1950). Vatan, 1-4.
Türk-Bulgar ihtilafı Avrupa Konseyine verildi. (4 Kasım 1950). Milliyet, 1.
Cumhurbaşkanımız Edirne’de. (7 Ocak 1951). Zafer, 1-4.
Bulgaristan göçmenlerine yardım. (24 Aralık 1950).1-4.
Göçmenlere iskân hazırlığı. (22 Eylül 1950). Zafer, 1-4.
Hududu kapamamız Bulgar çevrelerini telaşa düşürdü. (11 Ekim 1950). Akşam, 1.
Göçmenlere yardım ilk plana alınıyor. (4 Kasım 1950). Vatan, 1-4.
Göçmen pulu ihdası. (4 Ocak 1951). Milliyet, 1-5.
Gelen göçmenler için yapılacak ilk iş nedir. (7 Ekim 1950). Milliyet, 1-5.
Bayar’ın göçmenlere bağışı. (6 Ocak 1951). Milliyet, 1.
Göçmen yardım toplama faaliyetine bugün başlandı. (3 Şubat 1951). Zafer, 1-4.
Göçmenler için Amerikan yardımı. (27 Şubat 1951). Milliyet, 1-5

Kitap ve Makaleler
Pınar, M. (2014). “1950-1951 Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göçler ve Demokrat Parti’nin Göçmen
Politikası”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 30(89),64
Çolak, F. (2013). “Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye Göç Hareketi 1950-1951”, Tarih Okulu Dergisi, (14), 117
Sander, O. (1969). Balkan Gelişmeleri ve Türkiye. Ankara: Sevinç Matbaası, 29
Sarıkoyuncu Değerli, E., Karakuzu, H. (2016). “1950-1951 Yıllarında Bulgaristan’dan Türkiye’ye Türk
Göçü”, Akademik Bakış Dergisi, (57), 315
Altuğ, Y. (1966). “Balkanlardan Anayurda Yapılan Göçlerin Mahiyeti”, İstanbul Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi, 32, 846-857, s.847
Tunaoğlu, A. (2011). “Bulgaristan Türklerinin son göç hareketi (1950-1951)”, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası, (14), 131
Oran,B.(2001). Türk Dış Politikası 1919-1980. Ankara: İletişim Yayıncılık, 72
Çulha, İ. (2017). “Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye Göç Süreci”, Akademik Dergi, (1), 14