ALPARSLAN TÜRKEŞ: LAİKLİK, TÜRKİYE’NİN MİLLÎ BİRLİĞİ VE BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN ŞARTTIR

30 Mayıs 2019 10:44 Muammer ELEVREN
Okunma
260
ALPARSLAN TÜRKEŞ: LAİKLİK, TÜRKİYENİN MİLLÎ BİRLİĞİ VE BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN ŞARTTIR

Türkiye’nin en çok okunan ve sevilen yazarlarından Muammer Elveren, sosyal paylaşım sitesi Facebook sayfasından vefat etmeden önce merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’le yaptığı iki ayrı röportajdan kesitler paylaştı.
Bir döneme damgasını vuran parti başkanları Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve Necmettin Erbakan’la yaptığı özel röportajları zaman zaman çeşitli vesilelerle okuyucuları ile paylaştığını hatırlatan Elveren, “ölümünün 22. yıl dönümü”nde de MHP’nin Kurucu Lideri merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’le yaptığı röportajlardan bazı bölümleri paylaştığını bildirdi.
Elveren, Türkeş’le hem Ankara hem de Paris’te iki ayrı röportaj yaptığını belirterek, bu iki röportajında çok önemli gördüğü ve güncel olan Türkeş’e ait sözlerini fotoğrafları ile bir kez daha paylaşmak istediğini kaydetti.
Muammer Elveren’in, Türkeş’le ilgili paylaşımları şöyle:
“Kısa adı MHP olan 'Milliyetçi Hareket Partisi' 9 Şubat 1969’da emekli Albay Alparslan Türkeş tarafından Türk-İslam ülküsü ve Türk milliyetçiliğini savunan siyasi görüş üzerine kurulurken partinin gençlik kolunu' Ülkü Ocakları' oluşturdu. Alparslan Türkeş Ülkücüler tarafından 'Lider' anlamına gelen 'Başbuğ' adıyla anılıyordu. Partinin 'Dokuz Işık’ doktrini ise ‘Milliyetçilik, Ülkücülük, Ahlakçılık, İlimcilik, Toplumculuk, Endüstri ve Teknikçilik, Köycülük, Gelişmecilik ve Halkçılık, Hürriyet ve Şahsiyetçilik'ti. Milliyetçi Hareket Partisinin Kurucusu ve İlk Genel Başkanı Alparslan Türkeş, Genel Başkanlık görevini 9 Şubat 1969 yılından vefat ettiği 4 Nisan 1997 ye kadar sürdürdü. İşte Paris’te Mayıs 1996 ve Ankara’da Ocak 1997’de MHP Genel Merkezindeki başkanlık odasında Alparslan Türkeş'in bana verdiği özel röportajlardaki açıklamalarından bazı satır başları şöyle:
 - Batı Türkiye'nin düşmanı olan ve onları destekleyen bazı devletlerin propagandalarının tesiri altında kalıyor, bunlar Türkiye'ye büyük haksızlık ediyorlar, Türkiye insan haklarına saygılı, kendi vatandaşını düşünen ve gözeten bir devlettir, kanunlarımıza göre, bütün vatandaşlar eşit haklara sahiptir, bu nedenlerle Batı’nın bize baskı yapmasını kabul etmiyoruz, Batı bizim iç işlerimize karışamaz, böyle bir şeyi kabul etmeyiz.
- Türkiye üniter bir devlettir, Federatif bir sistem Türkiye’ye uygulanamaz, esasen buna lüzumda yoktur, yararı da yoktur. Çünkü federatif sisteme gitsek bunun arkasından bölünme, parçalanma ve ayrı bağımsız bir devlet kurma gelir, biz MHP olarak buna kesinlikle karşıyız.
-Türkiye Orta Doğu’da laiklik ilkesine dayalı bir Anayasa’ya sahip tek demokrasi devletidir. Türkiye’de laiklik ilkesinden vazgeçilemez, buna kimse heveslenmesin. Türk siyasetçilerinin büyük çoğunluğu laikliği benimsemiştir ve laikliği Türkiye’nin millî birliği, bütünlüğü içinde şart saymaktadırlar. Bunu biz parti olarak ta böyle düşünüyoruz.
- Laiklik Türkiye’nin birliği içinde şarttır. Çünkü çeşitli mezheplere mensup insanlarımız var. Az da olsa ayrı dinlere mensup insanlarımız var bunların hepsinin birbiriyle kaynaşması için laiklik ilkesi Türkiye açısından lüzumludur. Din ile devlet işlerini ayrı tutmamız lazım, bu şarttır, dinî hiçbir şekilde siyasete alet etmememiz lazımdır. Din Allah’la kul arasındadır, vatandaşlarımıza en büyük tavsiyem bu tür kamplaşmalara itibar etmemeleridir.
- Türkiye'yi parçalamak hürriyeti olamaz. Türk vatanını bölmek, parçalamak ve birtakım masum insanları aldatıp kandırarak, onları bölücülüğe itmek düşünce ile alakalı bir suç değildir, hiçbir devlet kendi topraklarının bölünmesi yönündeki faaliyetlere müsaade etmez, Türkiye'de tezgâhlanmak istenen oyun budur.
- Güneydoğudaki sorun siyasi değildir, kalkınma sorunudur, bölgede işsizlik vardır, oradaki halkımız çok temiz, vatanına, devletine bağlı insanlardır, kendilerini Türk milletinden ayrı saymamakta, ayrı hissetmemektedir ve ayrılmak istememektedir, yani Türkiye'nin parçalanmasına en çok onlar karşı çıkıyor, onlar kızıyor. Bölücülüğe karşıdır ve Türkiye'nin bütünlüğünden yanadırlar.
- Batılılar evvela kendi topraklarındaki kendilerinden farklı dil konuşan farklı olma iddiasında bulunan topluluklara otonomi versinler bir görelim bakalım, ondan sonra bize otonomiden bahsetsinler. Türkiye'de otonomi diye bir şey söz konusu olamaz bunu herkesin böyle bilmesi gerekir, bu hem benim hem de partimin görüşüdür, diğer siyasi partilerinde farklı düşüneceğini sanmıyorum.
- PKK bir terör örgütü olduğu hâlde bazı Batılı ülkeler bu cinayet örgütüne temsilcilik açma hakkı veriyor ve açtırıyor, otonomi isteyenler bu ülkelerdir. Bu ülkeler büyük hata ediyorlar ve insanlık suçu işliyorlar, bir gün insanlık suçu mahkemelerine çıkarılacaklarını beklemelidirler.
- Vatandaşlarımızın çifte vatandaşlık almalarını destekliyoruz, onlar artık Avrupa Türkleridir. Vatandaşlarımız yaşadıkları ülkenin vatandaşlığını alsınlar, faal hayatına katılsınlar, partilere, derneklere üye olsunlar, spor kulüplerine yazılsınlar, sendikalara girsinler ve mutlaka bulundukları ülkenin dilini iyi bir şekilde öğrensinler, artık onlar gurbetçi değil, Avrupalı Türktürler bunu bilerek yaşamlarını düzenlesinler.