KAPTANI DERYA GAZİ YAKUP BEY

31 Mayıs 2018 17:19 Hüseyin ARABACI
Okunma
489
KAPTANI DERYA GAZİ YAKUP BEY

KAPTANI DERYA GAZİ YAKUP BEY

Hüseyin ARABACI

1. Yaşamı

Gazi Yakup Bey, Fatih Devri Osmanlı denizcilerinden biridir.  Hayatı ileilgili bilgi 889/1484 tarihli vakfiyesi[i]ve mezar taşından[ii] edinilen bilgilerle sınırlıdır. Her iki kaynakta da doğum yeri ve yılı ya da ölüm tarihi ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Mezarının ayak taşının ön yüzünde kimliği Yakubbin Abdullah olarak geçmektedir.

Buradan hareketle baba adının Abdullah[iii] olması yaşadığı dönem (Fatih devri) dikkate alındığında onun devşirme olabileceğini düşündürmektedir. Vakfiyesinde aile büyüklerinden bahsedilmemesi ve onlar için dua talebinde bulunulmaması aile büyüklerinin gayrimüslim olma ihtimalini ortaya çıkartır. Yine vakfiyede Yakup Bey’in eşinin adı, “Dudu binti Abdullah”olarak geçer ki[iv] bu isim daha çok sonradan Müslüman olan kadınlara verilmekte ve bunlar da genellikle sonradan Müslüman olanlarla evlendirilmektedir.

Buna göre mevcut veriler Yakup Bey’in devşirilmiş olma ihtimali düşündürür. Ancak bu konuda kesin bir yargıya varmak güçtür. Bunun yanında Gazi Yakup Bey’in kurmuş olduğu vakıfla ilgili kimi arşiv belgelerinde vakıf idaresinin Enderun nezaretinde olduğunun belirtilmesi Yakup Bey’in saraydan çıkma olduğuna işaret eder.[v]Yakup Bey’in vakfıyla ilgili olan kimi arşiv belgelerinde de vakfın Enderûn himayesinde olduğunun belirtilmesi, dönemde (Fatih devri) devlet ricalindeki devşirme geleneği itibarıyla Yakup Bey’in Enderûn’da yetişmiş bir devşirme olabileceği düşüncesini ön plana çıkartır. Ancak yine de bu konuda kesin bir yargıya varmak mümkün değildir.

Yakup Bey’e atfedilen “bey” unvanı ise aldığı görev sebebiyledir ki vakfiyesinde onun için kullanılan “…emir-i kebir-imuazzam, izzi ikbâl sahibi, ümerâ ve ekâbîrin pişuvâsı, ekâbir ve ekâmîrin mercii, mefâhir ve mekârimin mecma’sı, ulemâ ve salihlerin muhibbi, zaiflerinve miskinlerin yardımcısı, izzü temkinin madini, din ve devletin şerefi…”elkabı vezirliği olmayan beylerbeyi elkabı ile uyuşmaktadır.[vi] “Gazi”unvanı ise sefere katılmış olduğu seferler sebebiyledir.

1.1. Gazi Yakup Bey’in Ailesi

Yakup Bey’in aile efradı hakkındaki bilgiye 889/1484 tarihli vakfiyesinden ulaşılmaktadır. Buna göre Yakup Bey’in eşi Dudu binti Abdullah, oğlu Mehmed bin Yakup (Vefatı: Evâil-i Rebiülevvel 894/ Şubat1489)[vii],kardeşleri Ahmed Bey ve Bali Bey’dir.[viii]

2. Gazi Yakup Bey’in Askerî Yaşamı

Denizcilikle ilgili kaynaklarda Gazi YakupBey’den Osmanlı donanmasındaki mevkilerde kademe kademe ilerlemiş,çekirdekten yetişmiş, denizcilikte bilgili ve tecrübeli bir denizci olarak bahsedilir.[ix] Bahse konu kaynaklara göre sırasıyla Osmanlı bahriyesindeki görevleri özetle şöyledir.

 

2.1. Gemi Komutanlığı

Yakup Bey, İstanbul'un fethinde donanma gemilerinde görev almış ve 7 Mayıs 1453 gecesi Haliç’te yapılan genel bir hücumda Bizans filosuna ağır kayıplar verdirmiştir.[x]

2.2. Filotilla Komutanlığı

1454 yazında Kefe’ye (Kırım) düzenlenen harekâtta Yakup Bey’in adı filo komutanı olarak geçer. [xi] Elli altı gemiden oluşan bu filo 11 Temmuz’da Kefe önlerine demirlemiş, Osmanlı-Kırım Hanlığı ittifakı ile yapılan kuşatma sayesinde Cenevizlilerin Karadeniz hâkimiyetine önemli bir sekte vurulmuştur.[xii]

Ancak verilen bu bilgilere yaşadığı dönemde yazılmış hiçbir vekayinâmede değinilmez. Dönemin kroniklerinde ise Yakup Bey’den ilk olarak Trabzon seferinde bahsedilir.

2.3. Donanma Komutanı Yakup Bey

Yakup Bey bu sefere Gelibolu Sancak Beyi Kasım Bey ile birlikte katılmış ve Sinop’un fethinde görev almıştır. [xiii] Trabzon’un fethinden sonra Kasım Bey, Trabzon’a sancak beyi olarak atanınca Yakup Bey de Donanma Komutanlığına ve Gelibolu Sancak Beyliğine getirilmiştir.[xiv]

2.4. Gelibolu Sancak Bey’i ve Kaptanı derya Yakup Bey

Yakup Bey’in kaptanı derya olarak ilk seferi Eflak’a olur. Mahmut Paşa’nın serdar tayin edildiği bu seferde; Yakup Bey su çekimi az küçük gemilerle Tuna nehrinde zafere katkı sağlamıştır.[xv] (1462)Müteakiben düzenlenen Midilli Seferi’nde de Yakup Bey’den yine sadece ikincil kaynaklarda bahsedilir.[xvi]

2.5 Çanakkale Boğazı’nın Tahkiminde Gazi Yakup Bey

Midilli Seferi’nin ardından girişilen Çanakkale Boğazı’nın tahkiminde Gazi Yakup Bey’in adından bahseden yine Kritovulos’tur.Müellif, Çanakkale Boğazı’nı koruma altına almak amacıyla inşa edilen iki kale(Kilit bahir ve Kala-i Sultani) inşasında Kaptanı Derya Yakup Bey’in Fatih Sultan Mehmed’in emriyle boğazın her iki yakasında en dar yeri tespit ettiğini ve Anadolu tarafına Kala-i Sultanî/Çimenlik Avrupa (Eceabad) tarafına Kilitbahir kalerini inşa ettirdiği bilgisi verir. [xvii]Fatih Sultan Mehmet’in, 880/1476 tarihli İstanbul, Galata ve Gelibolu İskeleleri için verdiği hükmünde de bahse konu yerleri mukataaya verdiği kişiler arasındaYakup Bey’in adı zikredilmektedir.[xviii]Bunlardan başka, Yakup Bey’in adına, Kırım Hanı Giray’ın 874/1469 tarihinde Fatih’e yazdığı bir mektupta rastlanmaktadır. Mektupta; Yakup Bey’in Kırım’a gelerek iki şehri yaktığından ve esirler aldığından bahsedilirken, esirlerden birinin Giray’ın önemli adamı olduğuna işaret edilerek, derya beyinden şikâyet edilmektedir. [xix] Bu bilgiler doğrultusunda Yakup Bey’in; sahil, derya ve sancak beylerinden biri olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu veriyi, bahsedilen Vakfiye de doğrulamaktadır.Ayrıca Çardak’ta inşa edilen hanın kitabesinde Yakup Bey’in, Fatih’in divanındaki seçkin beylerden biri olduğu vurgulanmıştır.

 

3. Gazi Yakup Bey’in Bani Kişiliği

Gazi Yakup Bey, askerî yaşamından ziyade inşa ettirdiği eserler ile bilinmekte ve vakfettiği eserler onun hayırsever kişiliğine işaret etmektedir. Her biri hizmete mütealliktir olan bu eserler gerek Çanakkale ve çevresinde menzil merkezi oluşumunu (Kilit bahir ve Çardak),gerekse Boğaz’ın tahkiminde görüldüğü üzere bölgenin güvenli bir yerleşime dönüşmesini sağlamıştır.

Bu durum aynı zamanda Gazi Yakup Bey’in stratejist olduğunu gösterir. Yine Gelibolu’yu da bu meyandaki yerler arasında zikredilebiliriz. Örneğin 879/1475 yılı tahririnde Gelibolu’da Yakup Bey’inadının verildiği iki mahalle bulunması[xx]buna delil niteliğindedir.

3.1. Gazi Yakup Bey’in Vakıf Kültürüne Katkısı

Parlak bir askerî yaşamı olduğu görülen GaziYakup Bey’in vakıf kültürüne katkısı, Sultan II. Bayezid’in kendisine Kalfadız[xxi] veAkpınar[xxii](Kocaveli) adındaki iki köyü temlîk etmesi Ahmet Paşa’nın da yine kendisine Kara Ali köyü[xxiii] ve mezrası ile Melik Bey mezrasının gelirlerini vakfetmesi[xxiv]ile başlar. Bu temlikler muhtemelen Gazi Yakup Bey’in katıldığı seferler ve bu seferlerdeki başarıları sayesindedir.

Gazi Yakup Bey vakıf eserlerinin inşasına Çanakkale Boğazı’nın tahkimi zamanında başlamıştır. Zira Çardak’taki vakıf eserlerinden olan Han’ın kitabesiyle de sabit olan inşa tarihi Kal’a-i Sultanî(Çimenlik) ve Kilitbahir Kalelerinin yapım tarihiyle örtüşmektedir. (1463-1464)

3.2. Gazi Yakup Bey’in Vakfiyesi

Gazi Yakup Bey, Çardak, Gelibolu ve Kilitbahir’de vakıf eserler inşa ettirmiştir. 889/1484 tarihinde düzenlettirdiği vakfiyesi ile de eserlerindeki (Han,Medrese, Cami vd.) işleyişi, görevlilerin maaşlarını, harcamaları belirlemiştir. Vakfiyenin Arapça metni ve Türkçe tercümesi Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde kayıtlı bulunmaktadır.[xxv]

3.3. Gazi Yakup Bey’in Vakıf Eserleri

Tablo- 1: Gazi Yakup Bey'in İnşa Ettirdiği Yapılar

Yer

Cami

Han

Hamam

Mektep

Medrese

Su Kuyusu

Su Yolu

Çeşme

Mahzen

Türbe

Zaviye

Gelibolu

1

 

1

 

 

1

 

 

 

 

 

Çardak

1

1

1

1

1

5

1

 

1

1

1

Kilitbahir

 

1

1

 

 

 

1

2

 

 

 

Toplam

2

2

3

1

1

6

2

2

1

1

1

 

Sonraki vakıf muhasebe kayıtlarından baninin Kilitbahir, Gelibolu ve Çardak’ta kahvehane, yel değirmeni, bağ, dükkân,bozahane gibi mülkleri satın alıp bunların kira vb. gelirlerini vakıf eserlerine aktardığı görülmekte olup ayrıca Gelibolu’da bir cami ve bir hamam sekiz dükkân daha inşa ettirdiğini anlaşılmaktadır.[xxvi]

Sonuç

Gazi Yakup Bey, Osmanlı Bahriyesinde görev yapmış bir denizcidir. Katılmış olduğu seferlerde gösterdiği başarıların yanında Fatih Sultan Mehmet’in verdiği görev neticesinde Çanakkale Boğazını tahkim etmiş ve Marmara Denizi’nin güvenli sular hâline gelmesine hizmet etmiştir. Bunun yanında dönemim çekişmeleri nedeniyle (Mahmut Paşa, Zağanos Paşa) Gelibolu Sancak ve Derya Beyliğinden azledilmiş ve Çanakkale Boğazı’nın tahkimi ile görevlendirilmiştir. Bu görevinin yanında şahsi gelirleri ile vakıf eserler inşa eden Gazi Yakup Bey, hayır sever kişiliğini de ortaya koymuş;yaptırdığı bu eserler sayesinde Kilitbahir, Çardak gibi yerlerin yerleşim yerine dönüşmesini sağlamış ve buraların Osmanlı Bahriyesi için önemli iskeleler ve ordu için menzil hâline gelmesini sağlamıştır.

KAYNAKÇA

A. Arşiv Belgeleri

Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi (VGMA)

-Vakfiye Defteri No:583, Sıra 9, Sayfa12-17.

-Tercüme defteri No: 1767, sıra 79, sayfa 328.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kütüphanesi Arşivi

-Yazmalar Kataloğu

-Atatürk Kitaplığı Muallim Cevdet yazmaları, Defter No:79. Hicri879 Tarihli.

Şahsi Arşiv

-Evkâf Defteri, Vakıf Muhasebe ve Yazışmalarını Havi El Yazması(Osmanlıca),

B. Kaynak ve Araştırma Eserleri

AKKAYA,İbrahim, AYANOĞLU, Fahri, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Günümüze Denizlerimizin Amirleri Derya Kaptanları, Bahriye Nazırları, Deniz Kuvvetleri Komutanları,Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yayınları, İstanbul, 2009.

ALPAGUT,Haydar, Denizlerde Türkiye, Deniz Harp Akademisi Yayınları, C: 1., İstanbul,1937.

DAHİLİYE,Vekaleti, Köylerimiz, Son Teşkilat-ı Mülkiyede Köylerimizin Adları,Nüfus Müdüriyet-i Umumiye Neşriyatı, Ankara, 1928.

ERTAYLAN,İsmail Hakkı, Fâtih ve Fütûhâtı: I., Bizans ve Karadeniz, Milli EğitimBasımevi, İstanbul, 1953.

İNALCIK,Halil, “Yeni Vesikalara Göre Kırım Hanlığının Osmanlı Tabiliğine Girmesi veAhitname Meselesi”, Belleten, C: VIII., Sayı: 30, 1944.

İNALCIK,Halil, Kânûnnâme-i Sultânî Ber Mûceb-i ‘Örf-İ Osmânî II.Mehmed ve II.Beyazid Devirlerine Ait Yasaknâme ve Kânûnnâmeler, Ankara, Türk TarihKurumu Yayınları, 2. Basım, Ankara, 2000.

İNCİ,Tevfik, “Fatih Devri Derya Kaptanlarından Amiral Yakup” Yeni Tarih Dergisi, Sayı:11, Kasım 1957.

İPŞİRLİ,Mehmet, “Enderun”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (TDVİA), C:11, Ankara, 1995, s. 188, ss.185-187

KAYABALI,İsmail, ARSLANOĞLU, Cemender, ‘‘Deniz Kuvvetleri’’, Türk Kültürü Dergisi,Sayı: 117, Temmuz 1972, Yıl: 10, s. 768; Tevfik İnci, ‘‘Kaptan-ı Deryalar’’, DenizKuvvetleri Dergisi Eki, Sayı: 484, C: 80, Ocak 1974.

KRİTOVULOS,Kritovulos Tarihi, Çev. Ari Çokana, Heyamola Yayınları, İstanbul, 2012.

KURT,Yılmaz. “Adana Sancağında Kişi Adları”, Ankara Üniversitesi Dil veTarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Tarih Araştırmaları Dergisi, YayınTarihi: 1980 Sayı: 26, Cilt: 15, Ankara, 1991.

KÜTÜKOĞLU,Mübahat S., Osmanlı Belgelerinin Dili (Diplomatik), 3. Baskı, Türk TarihKurumu Yayınları, Ankara, 2013.

C. Elektronik Kaynak

www.nisanyanmap.com

Ekler

Resim- 1: Gazi Yakup Bey'in Kabri veCamii

Resim- 2: Gazi Yakup Bey'in Vakfiye Sureti

Resim- 3:Gazi Yakup Bey Hanı (Lâpseki/Çardak)

 



[i]VakıflarGenel Müdürlüğü Arşivi (VGMA) Defter 583, Sıra 9, Sayfa 12-17.

[ii]YakupBey’in kabri Çanakkale ilinin Lâpseki ilçesine bağlı Çardak beldesinde banisiolduğu mescidin ön kısmındadır.

[iii]Birgayrimüslim İslam dinine geçtiğinde baba adı Abdullah olarakdeğiştirilmekteydi. Yılmaz Kurt, “Adana Sancağında Kişi Adları” AnkaraÜniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Tarih AraştırmalarıDergisi Yayın Tarihi: 1980 Sayı: 26 Cilt: 15, Ankara, 1991, s.182. Erş.http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/21/60.pdf.

[iv]VGMA,583,9:16.

[v]Enderun'aalınmadan önce belli bir alt eğitimden geçirilir, üstün yetenekli olanlar dahayüksek seviyede eğitim almak üzere Enderun’a alınarak eğitime tabi tutulurdu.Mehmet İpşirli, “Enderun”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (TDVİA),C.11, Ankara, 1995, s. 188, ss.185-187

[vi]MübahatS. Kütükoğlu, Osmanlı Belgelerinin Dili (Diplomatik), 3. Baskı, TürkTarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2013, s.102.

[vii]Vakfiyedeadı “Mehmet Çelebi” olarak zikredilmektedir (VGMA,583,9:15). ÇardakBeldesindeki Gazi Yakup Bey Aile Mezarlığında bulunan kabrindeki şahidetaşlarından ayak taşı arka yüzünde kimliği: Mehemmed bin Yakup olarak yazılmışve ölüm tarihi: fî evâ’il-i şehr-i Rebî‘ü’l-’ülâ sene erba‘a ve tis‘îne vesemâni mi’e (Evâil-i Rebiülevvel 894/ Şubat 1489) olarak verilmiştir.

[viii]VGMA,583, 9:17.

[ix]İbrahim, Akkaya, Fahri, Ayanoğlu, Osmanlıİmparatorluğu’ndan Günümüze Denizlerimizin Amirleri Derya Kaptanları, Bahriye Nazırları,Deniz Kuvvetleri Komutanları, Deniz KuvvetleriKomutanlığı Yayınları, İstanbul, 2009. s. 21.

[x]HaydarAlpagut, Denizlerde Türkiye, DenizHarp Akademisi Yayınları, C. 1, İstanbul, 1937, s. 339.

[xi]İsmailKayabalı, Cemender Arslanoğlu, ‘‘Deniz Kuvvetleri’’, Türk Kültürü Dergisi, S.117, Temmuz 1972, Yıl: 10, s.768; Tevfik İnci, ‘‘Kaptan-ı Deryalar’’ DenizKuvvetleri Dergisi Eki, S. 484, C.80, Ocak 1974, s. 59.

[xii]KırımHanı Hacı Giray’da karadan altı bin kişilik atlı birlikle kuşatmaya katılmış vesavaş olmadan Kefe Cenovalıları Kırım Hanlığına, senelik altı bin Sommi(takriben: bin altı yüz duka) vergi ödemeyi kabul etmişler ve teminat olarakrehine vermişler; Osmanlı Devleti’ne ise yıllık üç bin altın vergi vermeyikabul etmişlerdir. Ayrıca Kırım Hanlığı da Osmanlı Devleti’ne vergi vermeyikabul etmişlerdir. Halil İnalcık, “YeniVesikalara Göre Kırım Hanlığının Osmanlı Tabiliğine Girmesi ve AhitnameMeselesi”, Belleten, C. VIII. Sayı 30, 1944, s.185-199.

[xiii]Kritovulos,Kritovulos Tarihi, Çev. Ari Çokana, Heyamola Yayınları, İstanbul, 2012. s. 489,499.

[xiv]Kritovulos,s. 553.

[xv]Tevfikİnci, “Fatih Devri Derya Kaptanlarından Amiral Yakup” Yeni Tarih Dergisi, S.11,Kasım 1957, s. 323

[xvi]İnci,agm., s.324.

[xvii]Kritovulos,age., s. 553,557.

[xviii]Hükümde;Fatih Sultan Mehmet şehzadesi Mustafa’yı denetleyici olarak gönderdiğinden veÇanakkale Boğazı’ndan geçecek ve bu iskelelere uğrayacak gemilerden taşıdığıürüne ve ağırlığına göre değişen tutarlarda gümrük vergisi alınmasıbildirilmiştir. Detay için bk. Robert Anhegger, Halil İnalcık, Kânûnnâme-i Sultânî Ber Mûceb-i ‘Örf-İOsmânî II.Mehmed ve II. Beyazid Devirlerine Ait Yasaknâme ve Kânûnnâmeler,Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2000, 2. Basım, 73-76.

[xix]İsmailHakkı Ertaylan, Fâtih ve Fütûhâtı I Bizans ve Karadeniz, Milli EğitimBasımevi, İstanbul, 1953, s. 288.

[xx]İstanbulBüyükşehir Belediyesi (İBB), Atatürk Kütüphanesi, Muallim Cevdet Yazmaları,Tahrir Defteri No: 79, Hicri 879, Varak, 8a, 12b.

[xxi]KalfadızKöyü, Çardak kasabasının güneyindeki tepede yer alır. (Enlem 40˚21ˈ12.59ʺboylam 26˚43ˈ15.01ʺ) Sakinleri Çardak’a yerleşmiş olup günümüzde yerleşimbulunmamaktadır. Köyün arazisinde tarımsal faaliyetler sürdürülmektedir. Köyünmeydanında “Yunus Dede” olarak bilinen bir yatır bulunmaktadır. Daha önceburada zaman zaman mevlit okuma etkinliği yapılırdı. Köyün mezarlığı tamamençalılık ve ağaçlarla kaplıdır. Mezar taşları kumtaşından olup üzerindekiyazılar erimiş okunamaz vaziyettedir.

[xxii]Günümüzdekiadı Kocaveli köyüdür. (Enlem 40° 17' 50'', Boylam 26° 40' 55'') Bkz.Köylerimiz, Son Teşkilat-ı Mülkiyede Köylerimizin Adları. NüfusMüdüriyet-i Umumiye Neşriyatı, Ankara, 1928, s.550; Sevan Nışanyan, AdınıUnutan Ülke: Türkiye'de Adı Değiştirilen Yerler Sözlüğü (Erş.http://nisanyanmap.com/?yer=8875& 

haritasi=kocaveli)

[xxiii]Biga’yabağlı bir köydür. Belgelerde “Yanıç” ismiyle de geçmektedir. bk. Köylerimiz, SonTeşkilat-ı Mülkiyede Köylerimizin Adları. Nüfus Müdüriyet-i UmumiyeNeşriyatı, Ankara, 1928, s. 544.

[xxiv]VGMA,1767:79:328

[xxv]Vakfiyenintercümesi 1941’de Vakıflar Genel Müdürlüğü mütercimi Refik Şallı tarafındanyapılmıştır. VGMA, Tercüme Defteri No: 1767, Sıra 79, Sayfa 316-327.

[xxvi]EvkâfDefteri, v.4 Vakıf muhasebe ve Osmanlıca yazılı el yazması, Varak 4.