ERMENİ MİLLÎ PARTİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER VE SOVYET ERMENİSTAN’I (1920-1923)*

07 Nisan 2016 13:10
Okunma
2638
ERMENİ MİLLÎ PARTİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER VE SOVYET ERMENİSTANI (1920-1923)*

 
 
Takayuki YOSHIMURA**
(çev.) Keisuke WAKIZAKA***
 
Giriş   
Rus Çarlığı ve Osmanlı İmparatorluğu’nda var olan Ermeni toplumu Birinci Dünya Savaşı münasebetiyle dağılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1915 yılında çıkarılan Sevk ve İskân Kararı’ndan dolayı Ermeniler tehcir edilmiştir. Diğer yandan Ekim Devrimi’nden sonra Rus ordusunun Transkafkasya’dan çekilmesi münasebetiyle 1918 yılının Mart ayında Osmanlı ordusu Kafkasya’ya ilerlemiştir. Osmanlıya karşı eski Rusya hâkimiyetindeki Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan, Transkafkasya Federasyonu’nu oluşturup savaşmış fakat yenilmiştir. Osmanlı ordusuyla yapılan barış müzakeresi zamanında Gürcistan Almanya himayesi altında, Azerbaycan ise Osmanlı ordusunun himayesi altında bağımsızlığa kavuştuğundan dolayı 28 Mayıs 1918 tarihinde Taşnak Partisi hükûmeti de Ermenistan’ın bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu ilandan önce Mayıs ayının ortasında Ararat bölgesinin merkezi Erivan’ın batısında yer alan Serdarabat’taki savaşta Taşnak Partisi militanları ve silahlı Ermeni köylüleri Osmanlı ordusunu püskürtüp bu bölgeyi egemenlik altına aldığından, Taşnak Partisi Transkafkasya Federasyonu’nun başkenti Tiflis yerine Erivan’ı Ermenistan’ın başkenti olarak ilan etmiştir. 
Böylece Ermenistan’da “Birinci Cumhuriyet” (1918-1920) kurulurken 1920 yılının Eylül ayında Taşnak Partisi hükûmeti Kâzım Karabekir Paşa liderliğindeki Türk ordusuyla savaşa girmiştir. Kasım ayında Ermenistan’ın yenilgisi kesinleşmiş ve 30 Kasım’da Aleksandropol’da (bugünkü Gümrü) anlaşma imzalanmıştır (bk. Yamauchi, 1974, s. 97-134). Diğer yandan artık Azerbaycan’da Sovyet hükûmetini kuran Sovyet Rusya’sı heyeti başkanı B. Legran 29 Kasım’da “Birinci Cumhuriyet” hükûmetine ültimatom vermiş ve Kızıl Ordu Ermenistan’ı istila etmiştir. Dolayısıyla Taşnak Partisi hükûmeti iktidarı bırakmak zorunda kalmıştır. Nihai olarak Kızıl Ordu Türk ordusundan daha erken Ermenistan’ı kontrol altına almış ve 2 Aralık’ta Sovyet hükûmetinin kuruluşu ilan edilmiştir.[1]
Bu süreci izleyerek oluşturulan Sovyet Ermenistan hükûmeti ve Ermeni millî partileri arasındaki ilişkiler, Ermeni bilim adamları arasındaki “siyasal” konuların başında geliyordu. Genel olarak M. Arzumanyan (Arzumanyan, 1973) ve H. Meliksetyan (Meliksetyan, 1985) gibi Sovyet Ermenistan’daki araştırmacılar, “Sovyet toplumunun inşasını engelleyen sağcı, gerici-milliyetçi” parti addettikleri Taşnak Partisini eleştirmek için uygun bir örnek olarak Sovyet hükûmetini tanıyan bu partiyle Osmanlı Ermenisi elitlerinden oluşan Ramgavar Partisi arasındaki gerginlikten yararlanmışlardır. Diğer yandan, R. Hovannisyan (Hovannisian, 1996) ve A. Ter-Minassyan (Ter-Minassian, 1989) gibi yurt dışındaki Ermeni bilim adamları, sadece Taşnak Partisini Ermenistan’ın temsilcisi olarak tanımlama ön yargılarından dolayı bu partiler arasındaki gerginliği Sovyet propagandası olarak görmüşler ve bu konuyu değerlendirmekten kaçınmışlardır. Ayrıca Ermenistan’ın bağımsızlığından sonra “Birinci Cumhuriyet”i yeniden değerlendiren Ermeni bilim adamlarının ilgisi, günümüzde genel olarak “Birinci Cumhuriyet” dönemine yoğunlaşmış ve Sovyet dönemine[2] pek odaklanmamıştır.
Ermenistan’daki modern toplumun oluşmasını incelerken “Birinci Cumhuriyet” ve Sovyet Ermenistan’ı NEP (Yeni Ekonomi Politikası) dönemleri arasında süreklilik olduğunu düşünmek daha doğru olacaktır. Çünkü Ermenistan’ın temeli “Birinci Cumhuriyet” döneminde oluşturulmuş ve bu temel üzerinde hâkimiyetini devam ettiren Sovyet hükûmeti, Ermeni diasporası üzerinde büyük etkiye sahip olan Ramgavar Partisi gibi teşekküllerden destek alarak kendi ekonomisini toparlamıştır. Ayrıca Sovyet Ermenistan’ının Ermeni topluluklarının merkezi olarak Ermeni diasporası tarafından da yaygın şekilde tanınırken Soğuk Savaş Dönemi’ne kadar var olan Ermenistan’ın siyasal haritası oluşturulmuştur.
“Ana yurt”-Ermeni diasporası ilişkileri Ermeni bilim adamlarının geleneksel olarak ileri sürdükleri gibi siyasal bir mesele olarak değil, çağdaş Ermenilerin ulusal kimliği ile alakalı konu olarak önem taşımaktadır. Bu itibarla araştırma yöntemi olarak bu çalışmada, “Birinci Cumhuriyet”in iktidar partisi olan Taşnak Partisi, Ermenistan Komünist Partisi ve Amerika’yla Avrupa’daki Ermeni toplulukları üzerinde büyük etkiye sahip olan eski Osmanlı Ermeni elitlerini temsil eden Ramgavar Partisi arasındaki ilişkiler incelenecektir. Bir de bu incelemeden yola çıkarak Birinci Dünya Savaşı’nda dağılmış Ermeni topluluklarında yeni ulusal kimliğin tekrar kurulma süreci tartışılacaktır. Bu süreçte Ermenistan’ı kapsayan Rusya ve Orta Doğu büyük geçiş dönemine girmiş ve her parti, Ermeni topluluklarına kendi etkisini mümkün olduğu kadar yaymak için yabancı güçlerden de istifade ederek ittifak kurmaya çalışmıştır. Bunun sonucu olarak elde ettiği Ermenilik taraftarına her parti 1920’lı yıllardan itibaren “millî eğitim” vermiştir.[3]
 
 1. Tarihsel Arka Plan
1-1. Siyasal Partiler
Taşnak Partisi (Orijinal ismi Ermeni Devrimci Federasyonu); 1890 yılının sonunda Tiflis’te Ermenilerin ilk sosyalist partisi olan Hınçak Partisinin sol kesimi ve bazı milliyetçi grupların bir araya gelmesiyle kurulan, Ermeni tarihindeki en büyük millî partidir. 1907 yılında Rusya’nın Narodnik partisi olan Sosyalist Devrimci Partiyle ittifak kurmuş ve sosyalist milliyetçiliği (sol milliyetçilik) benimsemiştir.
Ramgavar Azatakan(Demokrat Liberal)Partisi 1908 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Destekçilerin çoğu zengin tüccarlar ve bankacılardı ve bu partinin, Osmanlı İmparatorluğu içinde faaliyet gösteren toplum kuruluşu “Ermeni Hayırsever Cemiyeti” ile sıkı ilişkileri vardır. Mesela Ermeni Hayırsever Cemiyeti Onursal Başkanı V. Malezyan (1871-1966) Ramgavar Partisi üyesiydi. Bu noktada Taşnak Partisi içinde ekseriya küçük esnaf ve alt düzey din adamları bulunurken Ramgavar Partisi ise burjuva partisi niteliğindedir.
Son olarak Ermenistan Komünist Partisine bakarsak, üst düzey mensupları arasında yer alanlar Rusya'nın iç kesimlerinde doğmuş veya orada uzun zamandır kalmış Ermenilerdir. Mesela Halk Komitesi Başkanı A. Myasnikyan ve Halk Komiserleri Konseyi Başkanı S. Lukaşin (gerçek ismi S. Srapionyan, 1883-1937) gibi insanlar Don Nehri kıyısında yer alan Rostov şehrinde doğmuşlardır. Ama Taşnak Partisi üyeleri ve Komünist Partisi üyeleri arasında ortak noktalar da mevcuttur. Her ikisinin kurucuları da Moskova, Petersburg veya Tiflis’te yükseköğrenim görmüş ve Rus devrimci hareketlerinden etkilenmiştir.[4] Bu noktada bu ikisi Osmanlı İmparatorluğu’nun elit kesimi tarafından desteklenen Ramgavar Partisi’nden çok farklıdır.[5] Bu fark, NEP (Yeni Ekonomi Politikası) dönemindeki Sovyet Ermenistan'ının siyasal durumunun incelenmesi noktasında önemli bir unsurdur.
 
1-2. Erivan Ermenistan’ın Başkenti Olmadan Önceki Durum  
Günümüzde Erivan, Ermeniler arasında Ermenistan’ın siyaseti ve kültürünün merkezi olarak tanınır ama aslında 20. yüzyılın başında Ermeni toplumunun merkezi değildir. Mesela 1900 ve 1914 yılları arasında Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu’nun şehirlerinde basılan Ermenice süreli yayınların sayısına bakarsak, bu 15 yıl içinde en fazla İstanbul’da (144 tane) ve sonra Tiflis’te (93 tane) basılmıştır. Erivan'da ise yakınındaki Eçmiadzin'i dâhil etsek bile sadece 11 tane süreli yayın basılmış ve bu sayı Bakü (36 tane) ve Van’dan (25 tane)  da azdır. (Tablo 1).
 

Şehir
İstanbul
Tiflis
Bakü
Van
Varna (Bulgaristan)
Aleksandropol
Harput
Sayısı
148
94
36
25
11
11
8
Trabzon
Erivan
Sivas
Eçmiadzin
Nor Nahçıvan
Erzurum
Diyarbakır
Kayseri
8
6
6
5
5
5
5
5
Tablo 1. 1900-1914 yılları arasında şehirlere göre Ermenice süreli yayınlarının sayısı (Babloyan, 1986)
 
Aşağıdaki tablo 2 ise 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın başı arasında Rus Çarlığının Güney Kafkasya yönetim birimlerindeki Ermeni nüfusu oranını göstermektedir. Bütün Erivan “guberniya”sında Ermeniler nispeten yoğun şekilde yaşarken Erivan şehrindeki Ermeni nüfusu komşu şehirlerden o kadar da yüksek değildi. Ermeniler Erivan’da (%43,0) Tiflis (%32,1) ve Elizavetopol’a (bugünkü Gence) (%36,8) göre daha yoğun olarak yaşamaktaydı. Fakat Kars (%49,2) ve Şuşa (%56,0)  kadar değildi.  
 
İdari Birim
Bütün nüfus
Ermeni (Dil açısından)
Ermeni (Din açısından)
Karadeniz Guberiyası
57.478
1.395 (%2,4)
1.358 (%2,4)
Kutaisi Guberniyası
1.058.241
23.706 (%2,2)
23.706 (%2,2)
Tiflis Guberiyası
1.051.032
195.134 (%18,6)
220.377 (%21,0)
Tiflis Şehri
159.590
46.565 (%29,1)
51.153 (%32,1)
Erivan Guberniyası
829.556
439.445 (%53,0)
439.926 (%53,0)
Erivan Şehri
29.006
12.481 (%43,0)
12.526 (%43,2)
Kars Oblasti
290.654
72.837 (%25,0)
72.976 (%25,1)
Kars Şehri
20.805
10.209 (%49,0)
10.242 (%49,2)
Elizavetpol Guberniyası
878.415
291.928 (%33,2)
298.790 (%34,0)
Elizavetpol Şehri
33.625
11.982 (%35,6)
12.372 (%36,8)
Şuşi (Şuşa) Şehri
25.881
14.347(%55,4)
14.483 (%56,0)
Bakü Guberniyası
826.716
51.976 (%6,3)
52.768 (%6,4)
Bakü Şehri
111.904
18.887 (%16,9)
*
 
Tablo 2. 1897 yılındaki genel nüfus sayımına göre Rus Çarlığı Transkafkasya bölgesindeki Ermeni nüfusu[6]
Erivan’ın “Birinci Cumhuriyet”in başkenti olarak kabul edilmesinden itibaren durum önemli derece değişmiştir. Bu konu üzerinde o zamanlarda Taşnak Partisi mensupları arasında bile ciddi tartışmalar olmuştur. Erivan, bir başkent olarak istikrarlı temele sahip değildir (bk. Takahashi, 1974, ss. 1-3). Nihai olarak “Birinci Cumhuriyet”, günümüzdeki Ermenistan Cumhuriyeti’nin alanının temelini oluşturan bölgeyi elde etmiş ama devlet kurumlarını oluşturup sanayiyi geliştirmek için iki buçuk yıllık süre oldukça kısa ve yetersiz kalmıştır.
 
2. Komünist Partisi-Taşnak Partisi İlişkileri
29 Kasım 1920 tarihinde Kızıl Ordu Ermenistan’a girdiği için Taşnak Partisi hükûmeti yıkılmış ve 2 Aralık’ta Sovyet hükûmetinin kurulduğu ilan edilmiştir. Yeni kurulan Sovyet hükûmeti, resmen Taşnak Partisinin sol kesimiyle koalisyon hükûmetiydi. Ama 6 Aralık’ta Taşnak Partisi üst düzey yöneticileri ÇEKA (Bütün Rusya'nın Karşı Devrim ve Sabotajla Mücadele Olağanüstü Komisyonu. Daha sonra KGB olmuştur.) tarafından yakalanmıştır. 1921 yılının Ocak ayında Dro (gerçek adı Drastamat Kanayan, 1883-1956) ve T. Nazarbekyan (1855-1931) gibi “Birinci Cumhuriyet” dönemindeki ünlü generaller, Rusya’nın iç kesimlerine sürülmüş ve Komünist Partisi diktatörleşmeye doğru ilerlemiştir (Hovannisian, 1996, s. 403-406). Ayrıca Bolşevikler, köylerde gıdayı köylerden cebren toplamaya başladığından dolayı köylüler arasında hoşnutsuzluk yükselmiştir (Hayots Patmutyun, 2000, s. 397-403).
1921 yılının Şubat ayında Erivan’ın kuzeybatısındaki Alagöz Dağı çevresinde isyanlar çıkmış ve 18 Şubat’ta Kızıl Ordu Erivan’dan çekilmiştir. Fakat Gürcistan’da Sovyet hükûmeti kurulduktan sonra kendisini toparlayıp 2 Nisan’da Erivan’ı tekrar ele geçirmiştir. Ermenistan’ın Eski Başbakanı S. Vratsyan Amerika, Avrupa ülkeleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisinden yardım istemiş ama hiçbir cevap alamamıştır. Taşnak Partisi üyeleri önderliğindeki 10-12 bin kişilik isyancılar Zangezur bölgesine (Nahçıvan ve Karabağ arasındaki bölge) geçip direnişe devam etmiştir (Ter-Minassian, 1989, s. 235; 243).
Ancak ilkbaharın başında Zangezur bölgesinin iklimi sert olduğundan, isyancılar gıda sıkıntısıyla karşı karşıya olmuştur. Garegin Njde gibi Taşnak Partisinin komünizm karşıtı kesimi, sonuna kadar direnme çağrısı yapmıştır. Onlar komünistlere ve Ruslara şiddetli baskı uygulayarak halkın moralini yükseltmeye çalışmasına rağmen etkili sonuç elde edememiştir. Nihai olarak Taşnak Partisinin Millî Kurtuluş Komitesi komuta zinciri içindeki kargaşa, özellikle Njde ve Vratsyan arasındaki çekişme ve gıda sıkıntısı sebebiyle isyancılar önemli derecede güç kaybetmiştir. Ayrıca Sovyet Ermenistan hükûmetinin başkanı Myasnikyan NEP’i (Yeni Ekonomi Politikası) Ermenistan’a uygulayıp köylüleri uzlaştırmıştır. Bu sebeplerle Taşnak Partisi dezavantajlı duruma düşmüştür (A. Simonyan, 2000, s. 452-473).
Daha sonra 8 Temmuz’dan 14 Temmuz’a kadar bu Sovyet karşıtı isyanın çözülmesi için Taşnak Partisi ve Komünist Partisi arasında Letonya’nın Riga Şehri’nde müzakere yapılmıştır.  Bu müzakereye Taşnak Partisi heyeti olarak Eski Başbakan V. Papazyan, V. Navasardyan ve A. İsahakyan; Komünist Partisinden Ermenistan Komünist Partisi Moskova şubesi temsilcisi S. Ter-Gabrielyan, V. A. Ter-Vahanyan ve A. A. Ioffe katılmıştır. Müzakerede Taşnak Partisi heyeti İsahakyan toprak meselesi üzerindeki tartışma esnasında şu iki şartı talep etmiştir:
1.  Sovyet rejimi kabul ettiği takdirde de Ermenistan’ın bağımsızlığının korunması
2. Sovyet Rusya’nın; Erivan yönetim birimi, Elizavetopol birimine ait Zangezur bölgesi ve Dağlık Karabağ, Tiflis guberniyasına ait Borçalı bölgesi ve Kars bölgesinin güneydoğu kısmını (Kars şehri hariç) Ermenistan’ın toprağı olarak tanıması 
Bu alan, “Birinci Cumhuriyet” dönemindeki Ermenistan’ın kapsadığı alanla genel olarak aynıdır. Ama Elizavetpol Guberniyası’nda Ermeniler ve Türkler, Borçalı bölgesinde ise Ermeniler, Gürcüler ve Türkler karışık şekilde yaşıyorlardı. “Birinci Cumhuriyet” döneminde bu bölgelerde sorunlar yaşanıyordu. Bu zamanda Ermenistan içinde Taşnak Partisi üyesi (tahminen 4032 kişi) Komünist Partisi üyesinden (tahminen 3046 kişi) daha fazla olduğundan (Matossian, 1981, s. 45) Komünist Partisi Taşnak Partisiyle belli bir derecede uzlaşma ihtimali vardı. Ama bütün Güney Kafkasya’da Sovyet hükûmetleri kurulduğundan, Ermenistan’ın toprak meselesinin geleceği belirsiz hâle gelmiştir. Bu sebeple Taşnak Partisi, müzakerede Ermenistan toprağı üzerindeki kendi egemenliğini garanti altına almayı planlamıştır.
Fakat bu müzakere mutabakat sağlanamamış ve 1921 yılının Temmuz ayının sonunda Kızıl Ordu Zangezur bölgesindeki isyancıların ana merkezini kontrol altına aldığı için Taşnak Partisi üyelerinin büyük çoğunluğu İran’a kaçmışlardır (Hovannisian, 1996, ss. 403-406). Bu yüzden bu müzakerenin anlamı da kalmamıştır. Bir de bu müzakerede, o zamanlarda Türk ordusunun işgal ettiği Nahçıvan’ın Sovyetler Birliği’ne verilmesine karşılık Sovyet Rusya hükûmetinin Kars’ı Türkiye’ye vermeye çalışması konusunda tartışma yaşanmıştır. Bu tartışma Taşnak Partisinde, 1920 yılının sonbaharında “Birinci Cumhuriyeti”in Türk ordusu ve Kızıl Ordunun saldırılarına uğramadan önce bu iki ordu arasında toprak paylaşımı üzerinde gizli anlaşma yapılmış olduğuna dair şüphe uyandırmıştır. Böylece bu parti içinde Komünist Partisine karşı güvensizlik artmıştır (H. Simonian, 1991, ss. 61-64).
 
3. Taşnak Partisinin Yurt Dışındaki Hareketleri ve Ramgavar Partisi ile İlişkileri
Zangezur İsyanı’ndan sonra、Taşnak Partisi sağ kesimi önce İran’da saklanarak ana vatanını geri almayı planlamıştır. Detaylı olarak partinin gizli kuruluşu, “Fidayi(Fedayi)” adlı silahlı örgütünü kurup İran’dan Sovyet Ermenistan’a girerek köylüleri kışkırtmayı planlamıştır. Fakat Taşnak Partisinin en yüksek karar alma organı olan büro içinde, isyanın başarısızlığında Vratsyan’ın sorumluluğu üzerindeki tartışmalara ağırlık verilmiş ve uzlaşmaya varılamamıştır. Bu yüzden Taşnak Partisi Ermenistan içinde ancak düzensiz şekilde gerilla faaliyetleri düzenleyebilmiştir. Daha sonra Taşnak Partisi Bükreş ve Viyana gibi çeşitli yerlerde parti genel kongrelerini düzenlemiş ve bu esnada Birinci Cumhuriyeti Başbakanı H. Kajaznuni gibi Sovyet yanlısı kesim ihraç edilmiştir. 1925 yılının Ocak ayında Viyana’da düzenlenen parti genel kongresinde nihai olarak komünizm karşıtlığını tercih etme kararı alınmıştır (Kyurktchiyan, 1988, s. 53; 56).
Diğer yandan, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermeni elit sınıfını temsil eden Ramgavar Partisi ve Ermeni Hayırsever Cemiyeti Birinci Dünya Savaşı öncesinden itibaren yurt dışındaki Ermeni topluluklarında kendi ana merkezini oluşturup siyasal hak talep etmek için faaliyet göstermiştir. Mesela Ramgavar Partisine yakın olan Ermeni Hayırsever Cemiyetinin liderliğini yapan siyasetçi Boğos Nubar (1851-1930), 1912 yılından beri Osmanlı Ermenilerinin siyasi katılımının artması amacıyla Osmanlı hükûmetine baskı uygulamak için Avrupa ülkeleri ve Amerika’yla görüşmelerde bulunmuştur. Fakat Rus Çarlığı içindeki Ermenilerin kurduğu Taşnak Partisinin, köylüleri kışkırtarak Osmanlı içindeki Ermenilerin haklarını şiddet eylemleri yoluyla kazanmayı hedefleme politikasını hoş karşılamamıştır. Nubar’ın 7 Nisan 1915 tarihinde Taşnak Partisi üyesi M. Varandyan’a (1870-1934) yazdığı mektupta, bu konuda şöyle denilmektedir (Ghazarian, 1997, ss. 8-9):
“Düşmanlık uyandırılınca Taşnak Partisinin Ermeni gönüllü askerlerinin Kafkasya’ya gidip onun kurtarıcılarıyla birlikte kahramanca savaşıp bizim hareketimize büyük sonuç kazandırmış olması şüphesizdir. Fakat ben Balkan Savaşı zamanında yaşadığım korkuyu hatırlarım. Yunanistan tarafından kışkırtılan Ermeni gönüllü askerlerinin bir kısmının Kilikya’da isyan etmek için oraya gitmeye çalıştığını fark ettim. Bu girişimin bizim müzakeremizin başarısını sıfıra düşüreceğinden emin olduğum için ben onu durdurmak için her türlü tedbirleri aldım. Bizim milletimiz akıllı olduğu için tehlikeden kaçınabildik. Fakat günümüzde durum farklıdır. Savaş patlak verdi ve gönüllü askerleri İtilaf Devletleri’nin yanında yer alarak bizim için yeni hakları talep etmeye çalışmaktadır. Bu yüzden bizim haklı ve mütevazı taleplerimizi düşünme zamanı gelirse biz sesimizi yükselteceğiz.”
Boğos Nubar, ayrıca 1919 yılındaki Paris Barış Konferansı’na Ermeni millî heyeti başkanı olarak Ramgavar Partisi üyelerini götürmüş ve bu heyetle Taşnak Partisi üyesi A. Aharonyan (1866-1948) liderliğindeki Ermenistan Cumhuriyeti heyeti arasında çekişmeler yaşanmıştır. Bundan sonra aynı yıldaki Cumhuriyet milletvekili seçiminde Taşnak Partisi karşıtı olarak seçim boykotu faaliyetinde bulunmuş ve “Birinci Cumhuriyet” lağvedildikten sonra Paris merkezli siyasal faaliyetlerde bulunmuştur (bk. Yoshimura, 1999, ss. 255-271). “Birinci Cumhuriyet” yıkıldıktan sonra Sovyet hükûmeti tarafından Ermenistan’dan kovulan Taşnak Partisi sağ kesimi, Batı Avrupa’daki Ermeni toplulukları üzerindeki etkisini ciddi olarak yaymaya başladığından, bu iki parti arasında iktidar kavgası şiddetlenmiştir. Başlangıçta Ramgavar Partisi Ermeni Hayırsever Cemiyetinden büyük mali destek sağladığından, bu partinin medya üzerinde de büyük etkisi olmuştur. Yurt dışındaki Ermeni gazetelerinin çoğu Ramgavar Partisinin yanında yer almışlar ve özellikle Ramgavar Partisine yakın “Azg” ve “Baikar” gazeteleri, Sovyetler Birliği’ne yakın ve Taşnak Partisi karşıtı görüşü sergilemişlerdir.
Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi hükûmeti, iktidarını pekiştirmekteyken Anadolu’da Misak-i Millî sınırlarını belirlemek için çaba göstermiştir. Kurtuluş Savaşı sonunda Lozan Konferansı düzenlenmiş ve bu konferansta kendi taleplerini iletmek için İngiltere, Fransa ve İtalya dışişleri bakanlarını ziyaret eden iki Ermeni partisi arasında “Ermenilerin ana vatanı”nın nerede kurulacağına dair tartışma yaşanmıştır. 1922 yılının Kasım ayında Ramgavar Partisinden Ermeni millî heyeti olarak K. Noradunkyan ve K. Sinapyan Lozan Konferansı’na katılmıştır. Taşnak Partisinden ise Ermenistan Cumhuriyeti heyeti olarak A. Aharonyan ve Eski Başbakan A. Hatisyan Lozan’a gönderilmiştir. Bu iki grup, Lozan’da ofisini İstanbullu yazar L. Başalyan’ın çalışma odasında kurup konferansta taleplerini İtilaf Devletleri’ne (İngiltere, Fransa ve İtalya) ortak şekilde ileteceğine dair memorandum imzalamıştır. Bu sırada eski Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermenilerle meskûn bölgesinde devlet kurulması amacıyla İttifak Devletleri’nden toprak talebi üzerinde görüşme yapılmıştır. Bu görüşme sırasında aşağıdaki 3 plan hazırlanmıştır:  
 
1: “Ermenilerin ana yurdu” ABD Cumhurbaşkanı Wilson’un gösterdiği plana göre kurulacaktır.
2:  Sovyet Ermenistan’ı ve eski Osmanlı toprakları içindeki Ermeni vilayetleri birleştirilecektir.
3: En kötü durumda “Ermenilerin ana vatanı” Kilikya’da kurulacaktır.
 
16 Aralık’ta Ermenistan heyeti, konferansı düzenleyen ülkelere kendi taleplerinin dinlenmesini teklif etmiştir. Bunun değerlendirilmesi sırasında Türk delegasyonu İtilaf Devletleri’ne şiddetli şekilde itirazda bulunmuştur. Türk delegasyonu, 1921 yılında Moskova ve Kars Antlaşmaları imzalandıktan sonra Ermeniler ve Türkler arasında toprak meselesiyle ilgili tartışmaların kalmadığını ve Ermenistan konferansa davet edildiği takdirde konferansa katılmaktan vazgeçeceklerini ifade etmiştir. Türk heyeti; özellikle Rıza Nur Bey, Osmanlı İmparatorluğu içindeki azınlık heyetlerinin bu konferansa davet edilip konuşma yapmasına karşı rahatsızlığını ifade etmiştir.
Dolayısıyla İtilaf Devletleri Türkiye ile uzlaşmış ve azınlık heyetlerinin alt komitedeki gayriresmî görüşmeye davet edilip orada dinlenmesine karar verilmiştir. 26 Aralık’ta Ermenistan heyeti Lozan Konferansı’nın alt komitesine çağrılmıştır. Ermenistan heyetinin konuşmasının ardından, “Ermenilerin ana yurdu”nun sınırları hakkında İtilaf Devletleri tarafından sorular sorulmaya başlamıştır. Bu sırada Aharonyan ve Hatisyan, Ermeni vilayetleri ve Sovyet Ermenistan’ının birleştirilme planına karşı çıkarken Noradunkyan ve Sinapyan ise Osmanlı içinde bağımsız Ermeni devletinin kurulmasının imkânsız olduğunu açıklamıştır.
Buna karşılık İtilaf Devletleri, Türkiye egemenliği altında Doğu Anadolu veya Kilikya’da “Ermenilerin ana vatanı”nı inşa edip oraya 50-60 bin Ermeni’yi yerleştirme planını ortaya atmış ve Ermenistan heyetini bunu kabule ikna etmiştir (Arzumanyan, 1973, ss. 478-491). Fakat bu plan da Türkiye tarafından kabul edilmediğinden, Ermenistan’ın toprak talebi gerçekleşmemiştir. Bu tartışmadan, Taşnak Partisi ve Ramgavar Partisi arasında Sovyet Ermenistan’ına dair farklı anlayış olduğu anlaşılmaktadır.
 
4. Sovyet Hükûmeti ve Ramgavar Partisi arasında Yakınlaşma
Peki, neden burjuva partisi olan Ramgavar Partisi Sovyetler Birliği’ne yakın tutum sergilemeye başlamıştır? Buna cevap vermek için Sovyet Ermenistan’ının o zamanki durumuna bakmak gerekir. Birinci Dünya Savaşı başladığından beri yaklaşık 7 yıl devam eden kargaşadan dolayı Ermenistan toplumu ve ekonomisi tamamen çökmüştür. 1922 yılındaki tarım arazisinin toplam yüzölçümü, 1918 yılına göre %30 azalmıştır. Ayrıca Ermenistan’ın toplam nüfusunun yarısını bulan birçok mülteci akınından dolayı yaklaşık 200 bin kişi açlıkla karşı karşıya kalmıştır (Suny, 1993, s. 137).[7] Sovyet Ermenistan hükûmetinin ekonomik imar için Rusya’dan aldığı destek yetersiz kalmıştır. Bu yüzden Sovyet Ermenistan hükûmeti “Ermenistan Yardım Komitesi”nin kurulmasıyla ilgili 15 Eylül 1921 tarihli ilanı çıkarıp yardım mallarını ve imar parasını toplamaya yönelmiştir. Yardım komitesi, eski Rus Çarlığı içindeki Ermeni topluluklarının dışında da kurulmuştur.
Diğer yandan 1922 yılının Ocak ayında Ramgavar Partisinin liderlerinden A. Darbinyan (1878-1950) Sovyet Ermenistan’ını ziyaret edip Myasnikyan’ların misafiri olmuş ve parti içinde Sovyet yanlısı kanaatini yerleştirmiştir (Dallakyan, 1999, ss. 32-33). Bundan sonra, Ramgavar Partisi Sovyet Ermenistan’ın ünlü yazarı H. Tumanyan’ı başkan olarak davet etmiş ve İstanbul, Tebriz, Kahire, Paris, Londra ve New York’taki Ermeni toplulukları içinde de “Ermeni Yardım Komitesi”ni kurup aktif ekonomik yardımda bulunmuştur. Mesela Ermeni Yardım Komitesi 1921-23 yılları arasında 42 bin put[8] (yaklaşık 688 ton) mısır ve 30 bin put (yaklaşık 491ton) buğday Erivan’a gönderilmiştir (Vardapetyan, 1966, s. 39,57). Ayrıca kanal inşaatı (1923 yılında inşaatın başladığı Şirak Kanalı, Eçmiadzin Kanalı vs.) ve konut inşaatına (Erivan’ın Nubaraşen Rayonu[9] ve saire) büyük mali destek vermiş ve böylece Sovyet Ermenistan’ındaki altyapı gelişme kaydetmiştir.
Bir de 1922 yılının Temmuz ayında Erivan’da düzenlenen 2. Genel Kurula ilk defa yurt dışındaki Ermeni kuruluşlarının temsilcileri katılmışlardır. 1923 yılının Ekim ayındaki 3. Genel Kurula ise daha çok ülkelerden Ermeni temsilcileri katılıp Yardım Komitesinin politikasına destek vermişlerdir. Özellikle Ermenistan Yardım Komitesi, yurt dışındaki Ermeni topluluklarından Sovyet Ermenistan’ına “geri dönüş” başvurusunun kabul noktası olmuş ve 1921-1925 yılları arasında 19.488 Ermeni göç etmiştir (Tablo 3).  Üstelik mühendisler ve sağlık personellerinin bu komite vasıtasıyla sırayla Sovyet Ermenistan’da kalmaları da imar projesine katkıda bulunmuştur.
 
Yıl
Asıl Memleketi
Aile Sayısı
Göçmen Sayısı
1921
Mezopotamya
---
3000
1922
Mezopotamya, İran, İstanbul vd.
2001
6352
1923
Van bölgesi, İran vd.
258
953
1924
Yunanistan, Suriye, İstanbul vd.
783
4167
1925
Yunanistan, Mezopotamya, İstanbul vd.
1459
5016
 
Toplam
4501
19488
 
Tablo 3. NEP döneminin ilk yarısındaki Sovyet Ermenistan’a göç edenlerin sayısı (Meliksetyan, 1985, s. 105)
 
Ermenistan ekonomisi mütemadiyen toparlanırken Ermenistan’ı ziyaret eden Ramgavar Partisi mensupları gazete gibi vasıtalarla Sovyet Ermenistan’ının “Ermenilerin ana vatanı” olduğuna dair propaganda yapmaya başlamışlardır. Mesela 1923 yılının yaz mevsiminden sonbaharına kadar Sovyet Ermenistan’ında kalan parti mensubu A. Apresyants, 1924 yılında Amerika’da anılarını yayımlamıştır. Apresyants, Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Erivan’ın batısında yer alan Vagarşapat (bugünkü Eçmiadzin) yakınındaki köyü Ramgavar Partisi Paris şubesi temsilcisi Y. Karikyan ile birlikte ziyaret etmiştir. Kitabında, köylerin gelişmesi gerektiğini vurgulamasına rağmen Ermeni diasporasının köylülere hiçbir yardımda bulunmadığını hatırlatan Apresyants, Ermenistan’da eğitim ve tarım şartlarının iyileşmesini şöyle anlatmıştır (Apresyants, 1924, ss. 100-101 ):
“İşte artık bizim gibi diasporadaki Ermeni işçilerin ve uzmanların yardım için soydaşların yanına gitmeleri ve direkt olarak yardımda bulunmamız gerekiyor. Zafer için olağanüstü çabaları gerektiren kocaman projeler karşımıza çıktığında onlara yardım etme zamanımız gelmiştir. Gerçi ben komünist değilim ama Ermenistan’da 4 ay kaldığımda komünistlerin Ermenistan’ı kurtarmaya çalıştığını,  Ayrıca ülkeye düzeni getiren hükûmet iç kavgamızı (Ramgavar-Taşnak kavgası) çözmeye çalıştığından, uzun zamandır devam eden Türklerle gergin çatışmaları bitirmeye çalıştığından ve menfaati önemsemeden köylüler ve işçilerle anlaşıp onlara kültürel ve eğitici kapıyı açabildiğimizden emin oldum.”
Bu arada Ermenistan Komünist Partisi Ermenistan’da iktidara geldikten sonra ciddi bir sorunla karşılaşmıştır. Partinin üst düzey yöneticilerinin çoğu, uzun zamandır Rusya’da kaldıklarından dolayı Ermenistan’ın durumunu iyi takip edememişlerdir. Bir de Myasnikyan gibi Ermeni komünistlerinin amaçladığı “Transkafkasya Sosyalist Sovyet Cumhuriyetler Birliği” inşası planı 1921 yılının Ocak ayında ortaya çıkan “Gürcistan Meselesi”nden dolayı başarısız olmuş ve Ermenistan Komünist Partisi, Ermenistan içindeki iktidar tabanını pekiştirmeye yönelmeye mecbur bırakılmıştır.
Böyle bir durumda Sovyet Ermenistan hükûmeti içindekiler Ramgavar Partisinin faaliyetlerini nasıl algılamıştır? O zamanlar Erivan’da kalıp “Sovyet Ermenistan’ında Sanayi” kitabında Sovyet Ermenistan’ını ana vatanı olarak niteleyen Y. Karikyan’ı Sovyet hükûmetinin başkanı Myasnikyan, kendi kitabında şöyle yorumlamaktadır (Myasnikyan, 1925, ss. 9-10):
“Niye Ramgavar Partisi bu meseleye (Sovyet Ermenistan’ını ‘kendi ana vatanı’ olarak tanımayı kastediyor.) böyle yaklaşmıştır? Bu soruya cevap vermek için Ramgavar Partisinin ne olduğunu anlatmam gerekir. Bu parti Ermeni topluluğunun burjuva kesimini, başka deyişle Türkiye Ermenilerinin burjuva kesimini temsil etmektedir. Kısacası, Ramgavar Partisi Batı Ermenistan’ın milyonerlerini temsil etmektedir… Onların, zengin ve gelişmiş Batı Avrupa ülkeleriyle alakaları yoktur. Batı Ermenistan’ın burjuvaları, bu tür devletlerle örgütsel olarak bağlı değildirler. İşte bu açıdan bakarsak, Ermeni topluluklarındaki milyonerler yerel vatandaşları temsil etmemektedirler…
Ramgavar Partisi için Sovyet Ermenistan bariz bir varlıktır. Onlar Sovyet Ermenistan’ını ziyaret edip gözlemleyip anlamak için grup göndermiştir. Ziyaretçiler yurt dışına geri dönüp durumu bildirmiştir. Ondan sonra Sovyet Ermenistan’ı isimli nadir hayvanın var olmasından başka Sovyet Ermenistan’ının yaşamının Sovyet öncesi Ermenistan’ınkinden pek farklı olmadığını fark etmişlerdir. Ayrıca dikkat edilmesi gerekir ki Sovyet Ermenistan’ında hem birçok iş var hem de “kâr” isimli şey de var…
Sonuçta burjuva vatanperveri olarak Ramgavar Partisi üyeleri, “Baikar” gazetesinde anlattıkları gibi şu anki küçük Ermenistan’ı büyük gelecek olarak değerlendirmektedir.”
Sovyet hükûmeti, Ramgavar Partisi ve Ermeni Hayırsever Cemiyetinin destekleriyle Ermenistan’ın ekonomik imarını başarmış ve yeni devletin inşası için Ermeni diasporasını harekete geçirmeye imkân kazanmıştır.
 
Sonuç
“Birinci Cumhuriyet”in toprakları Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki iktidar boşluğundan rastgele oluşturulduğu için, günümüzdeki başkenti Erivan o zamanlarda Ermenilerin siyasal ve kültürel merkezi olarak henüz gelişmemişti. Komşu bölgelerden mülteci akını nedeniyle ekonomik açıdan da kargaşa içindeydi. Bu alanda kurulan Sovyet Ermenistan hükûmeti, Ramgavar Partisi ve bu partiyi destekleyen Ermeni Hayırsever Cemiyetinin siyasi ve maddi gücünden ekonomik imar için yararlanmak maksadıyla onlara yaklaşmıştır. 
Diğer yandan, Ramgavar Partisi Osmanlıdaki Ermeni toplumunun dağılmasından dolayı kendi iktidar tabanını kaybetmiş ve Lozan Konferansı’na kadar Ermenilere bir “ana vatan” inşa etmekten vazgeçmiştir. Akdeniz bölgesi ve Batı Avrupa’daki Ermeni topluluklarına nüfuz etmeye çalışan Taşnak Partisine karşı avantaj sağlamak için Sovyet hükûmetine yaklaşıp kendi etkisini yayamamıştır. İki Ermeni örgütü arasındaki çekişme sonunda Taşnak Partisi izole edilerek yalnızlaştırılmış ve 23 Kasım 1923 tarihinde Sovyet Ermenistan’ı içinde dağıtılmıştır. Ramgavar Partisi’nin Sovyet Ermenistan’ına yardım faaliyetleri, Stalin tarafından gerçekleştirilen devlet terörü yüzünden 1937 yılında Ermeni Yardım Komitesi dağıtılıp yurt içi ve yurt dışı arasındaki iletişim kesilene kadar devam etmiştir.
Nihai olarak “Birinci Cumhuriyet” ve Sovyet Ermenistan’ının yönetim tarzları birbirinden farklı olsa da güç dengesinden dolayı rastgele ve geçici olarak belirlenen hâkimiyet alanın aşamalı şekilde Ermenilerin siyasal ve toplumsal merkezi olarak gelişmesi noktasında bu iki devlet arasında süreklilik mevcut olmuştur. Sovyet Ermenistan’ı, başlangıçta burjuva partisi olan Ramgavar Partisi ve Sovyet komünist hükûmetinin menfaatlerinin kesiştiği nokta üzerinde bir “Ermeni ana vatanı” görüntüsü arz etmeye başlamıştır.
 
KAYNAKÇA
Apresyants, A. (1924), Chors Amis Khohrdayin Hayastanum (Ermenistan’da 4 Ay), Boston: Paykarı.
Arzumanyan, M. (1973), Arhavirqits Veratznund (Çöküşten Yeniden Doğuşa), Yerevan: Hayastan.
Atamian, S. (1955), The Armenian Community: The Historical Development of a Social and Ideological Conflict, New York: Philosophical Library.
Babloyan, M. A. (1986), Hay Parberakan Mamulı / Matenagitakan Hamahavak Tsutsak (Ermeni Süreli Yayınları /  Tüm Literatür Listesi), Yerevan: HSSH GA.
Dallakyan, K. (1999), Rramkavar Azatakan Kusaktsutyan Patmutyune (1893-1924), Ramgavar Partisi Tarihi (1893-1924), Yerevan: y.y.
Ghazarian, V. (1997),  Boghos Nubar’s Papers and the Armenian Question 1915-1918, New York: Mayreni Pub. Inc.
Hovannisian, R. G. (1996), The Republic of Armenia, vol. 4, Berkley & Los Aangeles: University of California Press.
Kyurktchiyan, H.(1988), Urvagitz H.H.D Patmut'yan 1919-1924 Hngameaki (Ermeni Devrimci Federasyonu 1919-1924 Yılları arasında). Athens: y.y.
Matossian, M. K. (1981), The Impact of Soviet Policies in Armenia (reprint ed.), Westport: E. J. Brill.
Meliksetyan, H. (1985), Hayrenik-Spyurrk Arrnchutyunnerı yev Hayrenadardzutyunı (1920-1980 tt.), (1920-1980 yılları arasında Ana Yurt-Diaspora İlişkileri ve Ana Yurda Geri Dönüş), Yerevan: Erivan Üniversitesi Yayınları.
Myasnikyan, A. F. (1925), Armyanskie Politichekie Partii za Rubezhom (Yurtdışında Ermeni Siyasi Partileri), Tiflis: Sovetskii Kavkaz.
Öke, M. K. (2001), Yüzyılı Kan Davası Ermeni Sorunu 1914-1923, İstanbul: Aksoy Yayınevi.
Simonyan, A. (2000), Zangezuri Goyamarte 1920-1921 tt. (Zangezur’un Hayatta Kalmak üzere Mücadelesi: 1920-1921), Yerevan: Erivan Devlet Üniversitesi Yayınları.
Simonian, H. (1990), The Last Try: The Dashnak-Bolshevik Talks in Riga 1921. Armenian Review, vol (44), No (2), s. 53-70.
Simonian H. (drl.), (2002), Hayots Patmutyun [Ermeni Tarihi]. Yerevan: Erivan Devlet Üniversitesi Yayınları.
Suny, R. G. (1993), Looking toward Ararat, Bloomington and Indianapolis: Indiana University Press.
Takahashi, Seiji. (1974), Zakafkas: 1918nen Natsu (Güney Kafkasya: 1918 Yılı Yaz Mevsimi). Rekishi-gaku Kenkyuu (Tarih Araştırmaları), No. 409, s. 1-3.
Ter-Minassian, Anahide. (1989), La République d’Arménie (Ermenistan Cumhuriyeti), Bruxelles: Editions Complexe.
Troynitskii, N. A.  (drl.), (1905), Pervaya  Vseobshchaya Perepis’ Naseleniya Rossiskoy Imperii 1897g (1897 yılı Rus İmparatorluğu Birinci Genel Nüfus Sayımı), Petrograd: Rus Çarlığı İçişleri Bakanlığı Merkezi İstatistik Komitesi Yayınları.
Vardapetyan, A.V. (1966), Hayastani Ognut'yan Komiten (1921-1937) (Ermenistan Yardım Komitesi: 1921-1937 ), Yerevan: Hayastan.
Vratsyan, Simon. (1955), Kianqi Ughinerov (Hayat Yolunda), vol 1,  Beyrouth: Hamazgayn.
Yamauchi, Masayuki. (1974), Toruko-Arumenia Sensouto Torukono Tai-So Kankei (1919-1920) (Türk İstiklal Harbi’nde Türk-Ermeni Savaşı ve Türkiye’nin Sovyet Rusya ile İlişkileri (1919-1920), Slav-Kenkyuu (Slav Araştırmaları), No. 19, s. 97-134.
Yoshimura, Takayuki. (1999), Armenia Dai-1 Kyouwakokushi Saikou (Ermenistan Birinci Cumhuriyeti Tarihini Tekrar Yorumlamak), Nenpou Chiiki Bunkakenyuu (Bölge Kültür Araştırmaları Yıllığı Bülteni), No. 2, s. 255-271.
-------. (2000), Nalbandyan-no Tabi (Nalbandyan’ın Seyahati), Roshia-shi Kenkyuu (Rusya Tarihi Araştırmaları), No. 67, s. 45-60.


*Bu makale, 2005 yılında Nihon Chuutou-Gakkai Nenpou’nun [Japon Ortadoğu Araştırmaları Topluluğu Yıllık Bülteni] 21. sayısı 1. cildinin 173.-190. sayfaları arasında yayımlanan Takayuki Yoshimura’nın “Arumenia Minzokuseitouto Sovieto Arumenia (1920-1923nen)” başlıklı makalesinin Türkçe çevirisidir.
**Arş. Gör., Waseda Üniversitesi Müslüman Bölge Çalışmaları Kurumu.
*** Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bölge Çalışmaları Ana Bilim Dalı doktora öğrencisi, Kafkas Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFKASSAM) kıdemli araştırmacısı.
[1] Taşnak Partisi hükûmetinin Türk ordusu yerine Kızıl Orduyu kabul etmesinin sebebi hakkında bk. Hovannisian, R. G. (1996), The Republic of Armenia, vol. 4, Berkley and Los Angeles: University of California Press, s. 368-379.

[2] Bu dönemdeki Ermenistan üzerinde Türkiye’de nispeten çok sayıda araştırmalar vardır. Fakat onların birçoğu “Ermeni Meselesi” kapsamında Ermenilerin Türkler üzerinde ne tür olumsuz etkiler yarattığını tartışmaktadır. (Mesela bk. Öke, M. K. (2001), Yüzyılı Kan Davası Ermeni Sorunu 1914-1923, İstanbul: Aksoy Yayınevi.) Ermeni topluluğunun yapısını tartışan ise azdır.

[3] Sovyet Ermenistan’ı içindeki eğitimin tamamen Sovyet hükûmetinin elinde olduğu tartışılmaz. Diğer yandan yabancı ülkelerdeki Ermeni topluluklarında ise her topluluk içinde Taşnak Partisi yanlısı ve Ramgavar Partisi yanlısı okullar kuruldu. Amerika’daki örneği için bk. Atamian, S. (1955), The Armenian Community: The Historical Development of a Social and Ideological Conflict, New York: Philosophical Library.

[4] “Birinci Cumhuriyet”in sonuncu Başbakanı Simon Vratsyan, kendi otobiyografisinde Nor Nahçıvan’daki rahip okulunda Alexander Myasnikyan ile beraber okuyup Taşnak Partisinin ocağında beraber takıldığını söylemektedir. bk. Vratsyan, S. (1955), Kianqi Ughinerov  (Hayat Yolunda) vol. 1, Beyrouth: Hamazgayn, s. 59-60.

[5] Rusya’daki Ermeni aydınlarıyla Osmanlıdaki Ermeni aydınları arasındaki dünya görüşü farkları hakkında bk. Yoshimura, T. (2000), Narubandian-no Tabi (Nalbandyan’ın Seyahati), Roshia-shi Kenkyuu (Rusya Tarihi Araştırmaları), No. 67, s.45-60.

[6] Ermeni nüfusu incelenirken Ermenice konuşanlar ve Gregoryan ve Katolik kilisesine mensup olanların nüfusu incelenmiştir. (Protestan kilisesine mensup olanlar ise göz ardı edebileceğimiz kadar az olduğu için dâhil edilmemiştir.) * işareti konusuna bakarsak, Katolik kilisesine mensup olan Ermenilerin sayısı hakkında veri yoktur. Ama tahminen Bakü şehrinin bütün nüfusunun %17’sini oluşturmuş olabilir. bk. Troynitskii, N. A.  (Der.), (1905), Pervaya Veobshchaya Perepis’ Naseleniya Rossiskoy Imperii 1897g (1897 yılı Rus İmparatorluğu Birinci Genel Nüfus Sayımı),  Petrograd: Rus Çarlığı İçişleri Bakanlığı Merkezi İstatistik Komitesi Yayınları.

[7] 1926 yılında Sovyet Ermenistan’ının nüfusu 720 bin kişiydi.

[8] 16,3 kilo tutarında ağırlık ölçüsü

[9] Ermenicede “Nubar’ın Yeri” anlamına gelir ve Boğos Nubar’ın maddi desteğini anmak için adlandırılmıştır. 1937 yılında Ermenistan Yardım Komitesi dağıtıldıktan sonra adı “Sovyetaşen” olarak değiştirilmiş ama Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra adı tekrar eskisi gibi kullanılmıştır.