EDİTÖRDEN

09 Kasım 2020 15:16 Prof. Dr.E. Semih YALÇIN
Okunma
124

Değerli Devlet Okurları,
19. yüzyılda Rusya ve İran’ın Kafkasya topraklarında kurmak istediği hâkimiyet mücadelesi sonucu Azerbaycan’daki Türk hanlıkları Rus işgaline maruz kalmıştır. Yapılan Türkmençay Antlaşması ile Türk toprakları olan Revan Hanlığı, Nahçıvan Hanlığı, Talış Hanlığı Rusya’ya verilmiş, Aras Nehri'nin bu iki devlet arasındaki sınırı oluşturmasına karar verilmiştir.
 Rusya bir taraftan Osmanlı Devleti’ne karşı yürüttüğü savaşlarla sıcak denizlere inmek istemiş bir taraftan da bölgeyi elinde tutabilmek için Ermeni planını devreye sokmuştur. Osmanlı Devleti’ne karşı Ermenileri kışkırtmış, Güney Kafkasya’da ele geçirmiş olduğu Türk hanlıklarını Türk topraklarını Ermenileştirme politikası izlemiştir. Bu politikalar, Ermenileri Osmanlı topraklarından ve İran’dan Güney Kafkasya’ya göç etmeleri için cesaretlendirmiştir. Osmanlı-Rus Savaşlarından sonra çok sayıda Ermeni nüfusu Güney Kafkasya’ya özellikle de Dağlık Karabağ bölgesine yerleştirilmiştir. Dağlık Karabağ’da 1831 yılında 20 bin olan Ermeni nüfusu, göç sebebiyle 1916 yılında 100 bini aşmıştır. Böylece Azerbaycan ile Ermeniler arasındaki çatışmanın temeli Rusya’nın Türk yurtlarına Ermenileri yerleştirmesi ile atılmıştır.
1917 yılında Rusya’da yaşanan Ekim Devrimi ile Çarlık rejimi yıkılmış, Rusya bölgeyi kontrol altında tutabilmek için bölgede yaşayan Azerbaycan Türkleri, Ermeniler ve Gürcülerin kurmuş oldukları Transkafkasya Demokratik Federatif Cumhuriyeti’ni kurdurmuştur. 3 Mart 1918 tarihinde Birinci Dünya Savaşı’ndan çekilmek isteyen Sovyet Rusya, Brest Litovsk Antlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum’u Osmanlı Devleti’ne geri vermiş ve Ermenileri silahsızlandırma sözü vermiştir. Bu durumdan rahatsız olan Ermeniler,  Gürcülerle anlaşıp Osmanlı Devleti’ne karşı silahlı mücadele kararı almıştır. Can Azerbaycan, Türk kardeşlerinin karşısında durmayı kabul etmemiş, Transkafkasya Federatif Cumhuriyeti bu sebeple dağılmış, Gürcistan ve Azerbaycan 26 Mayıs’ta, Ermenistan 28 Mayıs’ta bağımsızlığını ilan etmiştir. Bolşeviklerin hâkimiyeti altında olan Bakü’deki Rus ordusu Gence şehrine doğru yönelmiş, bu durum Azerbaycan’ın kardeş devleti Osmanlı’dan yardım istemesine sebep olmuştur. Osmanlı Devleti de Enver Paşa’nın emri ile Kafkas İslam ordusunu kurmuştur. 15 Eylül 1918 tarihinde Enver Paşa kardeşi  Nuri Paşa’yı görevlendirmiş ve Bakü’yü Ermeni çeteleri ile Bolşevik birliklerinden kurtarmıştır. Böylece Azerbaycan’ın başkenti Gence’ den Bakü’ye taşınmıştır.
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasıyla,  Osmanlı ordusu Azerbaycan’ı tamamen terk etmek zorunda kalmıştır. Azerbaycan 28 Nisan 1920 tarihinde 11. Kızılordunun işgaline uğramıştır. Nuri Paşa, “Ağabeyimin şehit olması kalbimi ne kadar sızlattıysa, Azerbaycan’ın istilası kalbimi ondan daha fazla sızlattı. Abim bir fâni idi fakat Azerbaycan’daki Türklük ebedîdir.” demiştir. 1922 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kurulmuş, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan bu birliğin içerisine dâhil edilmiştir. Stalin bir yıl sonra Dağlık Karabağ’da özerk bir bölge kurmuştur. Daha önce bölgeye göç etmiş olan Ermeniler bu dönemde özerklik statüsü sayesinde daha fazla göç ettirilmiştir. 1980’lerin sonunda parçalanmaya başlayan Sovyetler Birliği, bu süreci durdurmak için ortaya yeni önlem paketleri atmıştır. Glasnost ve Prestroika politikaları adını verdikleri bu paketlerle birliğin içinde olanlara ekonomik, sosyal ve siyasal haklar verilerek bu konularda daha esnek bir yönetim anlayışı benimsenmiştir. Bunu duyan Ermeniler, Erivan’da Ekim 1987’de 40 bin kişilik Dağlık Karabağ mitingi düzenlemiştir. 18 Ekim 1987 tarihinde bu talep Dağlık Karabağ’da yaşayan Türklere saldırı ile devam etmiştir. 20 Şubat 1988 tarihinde Dağlık Karabağ özerk bölgesindeki Ermeni vekillerin almış olduğu karar ile Bakü’den ayrılıp Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne bağlanacaklarını ilan etmişlerdir. 1989 yılında Moskova, Dağlık Karabağ bölgesini doğrudan Azerbaycan’a bağlamıştır. Fakat Ermeniler, Dağlık Karabağ bölgesinin Ermenistan ile birleştiğini ilan etmiştir. Türk’e ait olan bu topraklarda zulüm ve işgal o günden bugüne devam etmektedir.
“İki devlet tek bir millet”  anlayışı geçmişte olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Bu anlayış her alana yayılmış durumdadır. 1878 Türkmençay Antlaşması’na kadar tek bir parça olan Azerbaycan Türklerinde yeniden birleşme isteği de uyanmıştır. İlk hedef, Karabağ Azerbaycan’ındır.
Esen kalınız efendim.