“ERMENİLER, OSMANLI DEVLETİ’Nİ DOĞU ANADOLU'DA ARKADAN VURMAYA KALKTI”

22 Mart 2018 14:58 Evin GÖKTAŞ
Okunma
688
“ERMENİLER, OSMANLI DEVLETİNİ DOĞU ANADOLUDA ARKADAN VURMAYA KALKTI”


PROF. DR. GAFFAR ÇAKMAKLI MEHDİYEV’DEN ERMENİ KONFERANSI: “ERMENİLER, OSMANLI DEVLETİ’Nİ DOĞU ANADOLU'DA ARKADAN VURMAYA KALKTI”

HAZIRLAYAN: EVİN GÖKTAŞ

 

Azerbaycan Bilimler Akademisi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Gaffar Çakmaklı MEHDİYEV, Ermenilerin Sovyetler Birliği Dönemi'nden beri Türkiye'ye karşı ideolojik bir savaş sürdürdüğünü belirtti.

Prof Dr. Neşe Özden'in başkanlığını yaptığı KAMMER’in düzenlediği konferansta konuşan Mehdiyev, "Ermeniler, 'soykırım'denilen ve hiçbir zaman gerçekleşmemiş olan bu ideolojik yalanı Türkiye’nin kabul etmesini istiyor. Bu konuyla ilgili Tarih Komisyonu kurulmasına karşılar.Çünkü böyle bir komisyon kurulursa eğer, asıl soykırımı Ermenilerin yaptığı ortaya çıkacak.” dedi.

EVİN GÖKTAŞ

 Azerbaycan Bilimler Akademisi Öğretim ÜyesiProf. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev, Ermenilerin Sovyetler Birliği Dönemi'nden bu yana Türkiye'ye karşı ideolojik bir savaş sürdürdüğünü belirterek, Doğu Anadolu’nu uzun yıllar Türklerle iç içe barış içinde yaşayan Ermenilerden daha sonra Osmanlı Devleti’nin bu bölgede arkadan vurmaya kalktığını belirtti.

Ankara Üniversitesi Karşılaştırmalı Medeniyet ve Barış Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi(KAMMER), düzenlediği panel ve konferanslarla tarihî olaylara ışık tutmayadevam ediyor. Bundan önce Ortadoğu'da yaşanan olaylarla ilgili panel düzenleyen KAMMER, son olarak da "Azerbaycan, Türkiye ve Ermenistan Arasındaki Sorunlara Dair Gelişmeler ve Çözüm Önerileri" konusunu gündeme taşıdı.

Azerbaycan Bilimler Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev, bu konuyla ilgili olarak DTCFF arabi Salonu'nda verdiği konferansta, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.Konferansa katılan DTCF öğretim yeleri ve öğrencileri, Mehdiyev'i büyük birilgiyle dinledi.

Mehdiyev, Doğu Anadolu'da uzunyıllar Türklerle barış içinde iç içe yaşayan Ermenilerin daha sonra bu bölgede bağımsız bir devlet kurmak için Osmanlı Devleti’ni arkadan vurmaya kalktığını kaydetti. Ermenilerin, “soykırım” denilen ve hiçbir zaman gerçekleşmemiş olmamış olan bu yalanın Türkiye tarafından kabul edilmesini istediğini hatırlatan Mehdiyev, Ermenilerin 20 ülkede yasa tasarısı sunarak bu meseleyi parlamentolarından geçirdiklerini ancak Türkiye kabul etmediği sürece bunların hiçbir hukuki geçerliliğinin bulunmadığını bildirdi.

Ermenilerin, bu konuyla ilgiliTarih Komisyonu kurulmasına karşı çıktığını ifade eden Mehdiyev, “Çünkü böylebir komisyonun kurulması hâlinde o zaman asıl soykırımı Ermenilerin yaptığı ortaya çıkacak.” dedi

ÖZDEN: KAMMER OLARAK ATATÜRK'ÜN YOLUNDA İLERLEMEYE ÇALIŞIYORUZ

Konferans başlamadan önce konuşan KAMMER Başkanı Prof. Dr. Neşe Özden, şunları söyledi:

"Uzun bir arada sonra yeni bir organizasyonla birlikteyiz. Bugün Gaffar Hocamızı ağırlayacağız. Kendisi Azerbaycan'da Bilimler Akademisi'nde görev yapıyor. Fakat bir yıllığına Kayseri Erciyes Üniversitesi'nde Ermeni Dili üzerine eğitim vermekte. Kendisi bizi kırmayıp eşi ile birlikte geldiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bugünkü konferansımız büyük önem taşıyor. Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye arasındaki sorunların çözümüne dair görüş ve önerilerini bir Azerbaycan Türkü olan Hocamızın gözünden ve bakış açısından dinleyeceğiz. Ermeni uzmanlığı alanında ve Ermeni sorunu üzerine çalışan hocalarımızı Ermenice öğreterek yetiştirdiği için Gaffar Hocamız biraz da Ermeni Dili üzerine konuşmasını rica ettim. KAMMER dördüncü yılını doldurmuş bulunmaktadır. Merkezimiz özellikle medeniyet ve barış kavramının günümüzde değişik şekillere girdiğini görüyoruz, ama ben buranın dört yıl önce bizzat önayak oldum. Buranın DTCF'ye de yakıştığını düşünüyorum. İçinin boşaltıldığı bir dünyada medeniyet kavramı Atatürk'ün hiçbir zaman ağzından düşürmediği bir kelime idi. İnsanlık tarihi ve Türklerin bundaki rolü. Hatta ben her zaman söylüyorum 16 Mart 1920'de İstanbul işgal edildiğinde Atatürk buna tepki gösterdiğinde o kelimeleri yine kullanmıştır.Mustafa Kemal'in onun için Türklerin insanlık tarihi ve medeniyet tarihindeki vurgusunu biz de bu merkezimiz bünyesinde medeniyet başlığı altında yaşatmaya çalışıyoruz. Onun ayak izlerini ve onun bize gösteridiği yolda ilerlemeye çalışıyoruz. Barış kavramı da merkezimizin ikinci ismi. Dünya barışı çerçevesinde konuları ele almaktayız.

Azerbaycanlı olan Prof. Dr.Gaffar Çakmaklı Mehdiyev, Eciyes Üniversitesi Ermeni Dili ve Edebiyat Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. ‘Eski ve Yeni Ermeni Dili Uzmanı’olan Mehdiyev'in, ‘Ermeni Düşünce Sistemi ve İdeolojisi ile Ermenice Dersleri’adlı kitapları bulunmaktadır.”

MEHDİYEV: 1914’E KADAR 50’YE YAKIN ERMENİİSYANI OLDU

Prof. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev,  Ermenilerle Azerbaycan Türkleri arasında bir takım sorunların olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

“Bu sorunlar şimdi çıkmamıştır.Ermenilerle Türkler arasında geçmişte uzun yıllar çok iyi komşuluk ilişkileri olmuştur. Bu komşuluk ilişkileri sonucu Kafkasya'dan Azerbaycan Türkleri ile Ermeniler arasında barış süreci uzun yıllar devam etmiştir. Ama 19. yüzyılın sonlarında ‘Ermeni Meselesi’ denilen bir mesele ortaya atılmıştır. Bunun üzerine Ermenilere Batılı ülkeler, Doğu Anadolu'da bir devlet vaat etmişler. Özellikle Ayastefanos ve Berlin Anlaşmalarından sonra Ermenilerin artık bu bölgede bir devlet kurma planları ortaya çıkmıştır. Sorunlar o zamandan itibaren başlamıştır. Daha sonra 1914'e kadar bu bölgede 50'ye yakın Ermeni isyanı meydana gelmiştir. Bu isyanlar niçin ortaya çıktı? Ermeniler vaat edilen devleti kurmak için girişimde bulunmuşlar. 1914'te Birinci Dünya Savaşı ortaya çıkınca yalnız Ermeni örgütleri değil, Ermenilerin bir halk olarak karşı tarafta yer aldıklarına şahit oluyoruz. 1914'te Tiflis'te seferberlik zamanı. Dünyanın çeşitli yerlerinde Amerika, Romanya ve Bulgaristan'dan Ermeniler gönüllü şekilde Rus ordusunun içerisinde yer almak için buraya gelmişler. Ermeni tarih kitaplarında büyük bir övgü ile Ermenilerin Rus ordusuna 250 bin Ermeni asker verdiğinden bahsedilmektedir. Biz Türkiye'deki sempozyumlarda bu konu tartışırken100-150 bin gibi daha az rakamlar veriyoruz, oysa Ermeniler bunun 250 bincivarında olduğunu yazıyorlar.”

ERMENİLER, 27 MAYIS 1917’DE ZORUNLU GÖÇE TABİ TUTULDULAR

Prof. Dr. Mehdiyev, Ermenilerin1914’lü yıllarda Doğu Anadolu’da yedi büyük birlik kurduklarını ve o bölgede yaşayan halk olarak Osmanlı Devleti'ni arkadan vurmaya kalktıklarını anlattı. Amaçlarının o bölgede bir Ermeni devleti kurmak olduğunu ifade eden Mehdiyev, anlatımlarına şöyle devam etti:

“1917'in 27 Mayıs'ında Sevk ve İskân Kanunu ile birlikte bu bölgeden Ermeniler zorunlu göçe tabi tutuldular.Zorunlu göçten sonra Ermeniler, Kafkasya'da bir devlet kurma girişiminde bulundular. Kafkasya'da devlet kurma girişimi daha önceleri de vardı. Doğu Anadolu'dan göç ettirilen Ermenilerin bir kısmı Batı ülkelerine bir kısmı da Kafkasya'ya gittiler. Ermeni halkı Kafkasya halkı değildir. Kafkasya'da Ermenilerin yaşama tarihi 200 yılı geçmez. Şimdiki haritasına bakacak olursak bu bölgede Ermeni kökenli isimli yerler çok azdır. Kafkasya'da böyle bir devlet kurma fikrini daha sonra ortaya attılar. 1917 Bolşevik İhtilali'nden sonra bu işi gerçekleştirmek mümkün oldu. Rus Bolşevikleri Ermenilere yardım ettiler. Hatta Bakü'den kuzeye doğru başka bir cumhuriyet kurma planları vardı. 1917'de Lenin tarafından Bakü'ye bir komiser tayin edildi. 1918'in Mart ayında Bakü'de büyük bir katliam yapıldı. Ermenilerin bu bölgede devlet yaratma arzuları burada yaşayan insanların faciasına sebep oldu ve sorunları da o zamandan şimdiye kaldı.”

ERMENİ DEVLETİ HİÇBİR ZAMAN BAĞIMSIZ BİRDEVLET OLMAMIŞTIR

Ermenistan'la Türkiye arasındaki sorunlara da ayrıntılı şekilde değinen Mehdiyev, “Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Bolşevik İhtilali başladı. Bu ihtiladan sonra hem perestroyka hem deTürkiye ile barış anlaşmaları yapmaya çalıştılar. Bunda başarılı oldular. Bubaşarı, Türkiye ile Ermeniler arasında sorunların yaşanmasına sebep oldu.1918'de Gürcistan kendi bağımsızlığını ilan etti. 28 Mayıs'ta  Azerbaycan ve Ermenistan bağımsızlığını ilan etti. Ermenistan bağımsızlığını ilan ederken Türkiye'ye karşı iddialarını ortaya koydu. Ermenistan Türkiye'ye karşı savaş açtı. Doğu Anadolu'nun bazı yerlerinde Ermeni birlikleri vardı. Ruslar çekilirken silahlarını Ermenilere bırakmıştı. Meclis'ten yetki alan Kazım Karabekir Paşa'nın orduları Ermenistan'la bir savaşa girdi. Bu savaş Türkiye'nin zaferi ile sonuçlandı.Gümrü Anlaşması ile Ermenistan Cumhuriyeti 9 bin kilometre kare arazide kaldı.Gümrü Anlaşması'ndan sonra tarihte ilk Ermeni devleti ortaya çıkmış oldu.'Tarihte Ermenilerin devletleri olmuştur.' deniliyor ama ben bu işlerin araştırmacısı ve uzmanı olarak söylüyorum ki, Ermeni devleti hiçbir zaman bağımsız bir devlet olmamıştır. 1918'de ortaya çıkan bu devlet yine de komşularıyla sorunlar yaşamaya başlamıştır.”

ERMENİLER, DOĞU ANADOLU’NUN TAMAMINI TALEP EDİYORLAR

Prof. Dr. Gaffar Çakmaklı Mehdiyev, Ermenilerin Türkiye ile yaşadığı sorunların temelini arazi iddialarının oluşturduğunu kaydederek, “Doğu Anadolu’nun tamamını talep etmişlerdir. Nahçıvan da bir savaşa sebep olmuştur.”  dedi.

Sovyetler Birliği zamanında Ermenistan ile Türkiye arasındaki sorunları anlaşmalarla çözülmeye çalışıldığını belirten Mehdiyev, o döneme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Kars Anlaşması ve daha sonra Moskova Anlaşması ile iki ülke arasındaki meseleler adeta donduruldu. Ama zaman zaman Ermeniler bu iddialarını gündeme getirdiler. 1991 yılı Aralık ayında Ermeniler bağımsızlığını ilan ederken bağımsızlık bildirgesi yayımladı.Bağımsızlık bildirgesinde Türkiye'ye karşı arazi iddiaları ileri sürdü.Bildirgede açık açık yazıldı. Doğu Anadolu'nun o zaman altı vilayeti şimdiki Türkiye'nin 11 ilidir. Bu topraklar Ermenistan’a aittir. Bu toprakların geri alınması için Ermenistan bütün gücünü ortaya koyacaktır.' Bu açık açıkTürkiye'ye karşı arazi iddiası idi. Şimdiye kadar Türkiye'nin toprak bütünlüğünü tanımayan tek ülke Ermenistan'dır. Türkiye, 1991'de bağımsızlıkilan eden diğer eski Sovyetler Birliği Cumhuriyetleri gibi Ermenistan'ın da bağımsızlığını tanıdı. Ermeniler bu arazi iddialarından vazgeçmediler. “

“ERMENİ SOYKIRIMI” DİYE İDEOLOJİK BİR YALAN ORTAYA ÇIKTI

Toprak taleplerinin ardından“Ermeni Soykırımı” denilen ideolojik bir yalanın ortaya çıktığını kaydeden Mehdiyev, şöyle devam etti:

“Ermeni soykırımı denilen buyalanı ideolojik olarak sürekli dile getirdikleri için sorunlar ortaya çıktı.Türkiye 1993'te Ermenistan'la diplomatik ilişkilerini dondurdu. Sınır kapıları kapatıldı. Kars-Gümrü Demiryolu ve Karayolu ile ilgili sınır kapıları da kapatıldı.Böylece iki ülke arasındaki sorunların çözümü beklemeye girdi. Bu sorunların çözümü amacıyla Türkiye tarafından her zaman çaba gösterilmiştir. Türkiye,Ermenistan'la diplomatik ilişkileri kurmak için her zaman müracaatlarda bulunmuştur. Komşu olarak Ermenistan Devleti ile ilişkileri kurmak için müracaatlarda bulunmuştur. 1994'te AGİK MİNSK Grubu'nun üyesi olarak Türkiye,Ermenistan'la sınır ve diğer sorunlarını çözmek için müracaatta bulunmuştur.Ermenistan tarafından ise bu tür çabalar hiçbir zaman gösterilmemiştir.Ermenistan'ı tanımak için bazı şeyleri söylemek istiyorum. Ermenistan ileTürkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ile ilgili protokollerin imzalanmasından bahsetmek istiyorum. Bu protokollerin imzalanması için yine Türkiye ilk adımı attı. Zürih'te Ermenistan ve Türkiye arasında iki protokol imzalandı.Protokolün biri diplomatik ilişkilerle diğeri ise sınırların açılması ile ilgiliydi. O zaman  Ermenistan bu protokolleri imzalamak istemedi. Bunun üzerine Rusya devreye girdi. Ermenistan 1991'den itibaren Türkiye'ye karşı arazi iddialarını ileri sürmeye başladı. Bu protokollerin Ermenistan Meclisi'nden geçmesi gerekmiyordu. Eğer bu protokoller imzalansaydı Türkiye, Ermenistan'ın toprak bütünlüğünü tanımış olacaktı. Bu protokolleri Anayasa Mahkemesi'ne gönderdiler. Buna bakıldı ve  Ermenistan Anayasası'na uygun olduğu kanaatine varılıp Meclis'e gönderildi. Bu mesele Meclis'te iki kez tartışıldı. Bazı partilerin tepkisi üzerine görüşmeler yarıda kaldı. Bu görüşmelerden sonra Türkiye'ye karşı suçlamalar başladı. Bu protokoller 2011 senesinde Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan tarafından Meclis'ten geri çekilerek rafa kaldırıldı.”

ERMENİ SIYKIRIMI OLMAMIŞTIR VE BU İDEOLOJİK BİR YALANDI

Prof. Dr. Mehdiyev, “Türkiyeşimdiye kadar bu protokollerin arkasında durdu. Sorun hem sınırlar sorunudur hem de Ermenistan'la ilgili diğer sorunlardır.” diye konuştu.

 Ermenistan’ın uzun süreden beri Sovyetler Birliği Dönemi’nden beri Türkiye’ye karşı ideolojik bir savaş sürdürdüğünü hatırlatan Mehdiyev, şunları kaydetti:

“Bu ideolojik savaşın niçin böylebir duruma geldiğini ise Ermenistan'da çok iyi anlıyorlar. 'Ermeni Soykırımı'denilen bu yalanın Türkiye tarafından kabul edilmesini istiyorlar. Ermeni Soykırımı denilen bu mesele tarih boyunca sürdürülen ideolojik amaçlı birmeseledir. Hiçbir zaman böyle bir olay olmamıştır. Ermeniler 20 ülkede yasa tasarısı sunarak bu meseleyi parlamentolarından geçirdiler. Türkiye'nin bu soykırım meselesini kabul etmesinin şart olarak ileri sürülmektedir. Türkiye kabul etmezse onun hiçbir hukuki geçerliliği yoktur. Bunu Ermenistan da anlamaya başlamıştır. Ancak bu ideolojik savaşı devam ettirmektedirler. Bu mesele ilk olarak gündeme geldiğinde Ermeniler 800 bin Ermeninin öldürüldüğünü belirtiyorlardı. Daha sonra bir buçuk milyona çıkarıldı ve ondan sonra bu rakamı daha da artırdılar. Parlamentolara sunulan yasa tasarıları içerisinde ne var? Ermeniler 1965’te 8 belge ortaya koymuşlardı. Şimdi o belgelerin sayısı19'a çıkmış. Bu belgelerin bir çoğu daha sonra sahte çıktı. Geriye kalanların dabelge niteliği taşımadığı ve ideolojik içerik taşıdığı ortaya çıktı.”

ERMENİLER, TARİH KOMİSYONU KURULMASINA KARŞI ÇIKIYOR

Prof. Dr. Mehdiyev, Ermenilerin1918'lerde olan sorunları şimdi dünya kamuoyunun dikkatine sunmaya başladığını bildirdi.

Ermenilerle Türkiye arasındaki bu sorunların çözümünün şimdi mümkün gözükmediğini ifade eden Mehdiyev,görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Şimdi desek ki yarın oturup birtarih komisyonu kuralım, bunları araştıralım, inceleyelim bu mümkün değil.Çünkü benim tanıdığım Ermeniler bunu yapmazlar. Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın RecepTayyip Erdoğan, defalarca müracaat etti bir tarih komisyonun kurulması için ama Ermeniler buna yanaşmadılar. Ermenistan'da buna tepki olmuştur. ‘Bize tarih komisyonu gerekli değil, olan bir olan bir soykırıma komisyon kurulmasına gerekyoktur.’ görüşündeler.  Komisyon kurulursa bu mesele kuşku altına girer. Çünkü komisyon kurulursa soykırım suçunu Türkler değil, Ermenilerin işlediği ortaya çıkar. Ermenilerin bundan endişeleri var. Defalarca uluslararası konferanslarda toplantılarda bu konuyuben de dile getirdim. Tarih komisyonu Ermeniler olmadan da kurulabilir. Ama kurmadık Çünkü Türk milleti olarak konuşuyoruz sonra da çekiliyoruz ve bu meselelere bir daha da dönmüyoruz. Aslında biz gerçekten böyle bir komisyon kurabiliriz. Bu komisyonun içerisine Ermeni Sorununu araştıran çok büyük bilim adamları var bunları dâhil edebiliriz. Bu bilim adamlarının ortaya koydukları fikir ve belgelerle meseleyi gündemden çıkarabiliriz. Ermeniler de bu komisyonagelir gelmez kendileri bilir. Bence bu komisyonun kurulması şarttır. Yani bu meseleyi siyasi ve ideolojik çerçeveden çıkarmak için tarih komisyonu kurulması şarttır.”